top of page

SANTA SEVERA - CERVETERİ

  • 3 Haz
  • 3 dakikada okunur

Banditaccia Kurgan Alanı ve Cerveteri Ulusal Müzesi'ni ziyaret edip tonton Gianluca'nın yerinde karnımızı doyurduktan sonra Tarkanlar Kenti Tarquinia'ya gitmeden önce yolumuzun üzerinde olan Santa Severa Kalesi'ni görmek istediğmize karar verdik.


Santa Severa Kalesi - Castello di Santa Severa
Santa Severa Kalesi - Castello di Santa Severa

Bugünkü görkemli görünümüyle Castello di Santa Severa, aslında Etrüsklerin en önemli liman kentlerinden biri olan antik Pyrgi üzerine kurulmuş.


Pyrgi, güçlü Etrüsk kenti Caere'nin (günümüzde Cerveteri) denize açılan kapısıydı.



MÖ 7–5. yüzyıllarda Akdeniz ticaretinin önemli merkezlerinden biri olarak Etrüskler, Fenikeliler ve Anadolu İyonyalılar arasında yoğun ilişkilerin yaşandığı stratejik bir limandı.



Burada bulunan büyük kutsal alanlar yalnızca dini merkezler değil, aynı zamanda ticaret, diplomasi ve devlet hazinesi işlevi de görüyordu. Liman kenti, yapısı ve tapınak-kutsal alanları bakımından Antik Anadolu kent planının adeta bir benzeri görünümündedir.


Yukarıdaki resim; Antik liman kenti Pyrgi Archaeological Area'nin kutsal alanını (Area Sacra) gösterir. Sağdaki deniz kıyısı, Pyrgi'nin Etrüsk dönemindeki liman konumunu açıkça ortaya koyar. Aynı Anadolu Milet, Priene, Bafa-Heraklia ve diğerleri gibi...


  • Üst tarafta görülen dikdörtgen temel kalıntıları B Tapınağı (Tempio B) olarak bilinen ve MÖ yaklaşık 510-500 yıllarına tarihlenen yapıyla ilişkilendirilir.

  • Ortadaki geniş kazı alanı ise kutsal alanın avluları, yardımcı yapıları ve adak alanlarını içeren bölümdür.

  • Kırmızıyla işaretlenmiş alt bölüm muhtemelen daha geç dönem kazılarında ortaya çıkarılan ek kutsal yapı veya hizmet binası kalıntılarıdır. Tapınaklar Anadolu'daki öncüllerine benzer şekilde Ana Tanrıça kültü ile ilgilidir (Uni-Aştarte).



Pyrgi'nin dünya çapındaki ünü ise 1964 yılında bulunan ünlü Pyrgi Altın Levhaları (Pyrgi Yazıtları) sayesinde olmuş. Üç ince altın levha üzerine kazınmış bu yazıtların ikisi Etrüskçe, biri Fenike dilindedir. Levhalar, MÖ yaklaşık 500 yılına tarihlenir ve Caere hükümdarı Thefarie Velianas'ın bir tapınağı Etrüsk tanrıçası Uni'ye (Fenike geleneğindeki karşılığı Aştarte) adadığını anlatır. Yazıtlar, Etrüskler ile Fenikeli/Kartacalı denizci toplumlar arasındaki yakın siyasi ve kültürel ilişkileri ortaya koyar.


Bu levhaların önemi yalnızca tarihsel değildir. Etrüsk dili günümüzde Batılı araştırmacılar tarafından hâlâ tam olarak çözülememiştir. Çünkü yazıtlar sağdan-sola; bitişken; hece ve simge-tamga-runik özellikleri taşıyan; Hint-Avrupa dil ailesinden olmayan; Antik Anadolu-Kıbrıs ve Ural-Altay yazı sistemleri (İskit-Orhun/Göktürk-Yenisey-Hun) ile önemli benzerlikler içeren özellikler göstermektedir. Kazım Mirşan-Feridun Celilov-Adile Ayda gibi araştırmacı ve bilim insanlarımız bu yazı sisteminin çözümlenmesi ile ilgili ciddi çalışmalar yapıp anlamlı sonuçlara ulaşmışlardır; yeni nesil Türk Dünyası araştırmacılarımız da konu üzerinde çalışmalarını devam ettirmektedirler. Avrupa akademisinin bu muhteşem uygarlık ve yazı sistemini ''izole ve ölü'' olarak tanımlaması, Anadolu ve Doğu bağlantılarının üzerine gitmemesi, ''yunan etkili'' diyip geçmesi ise oldukça düşündürücüdür. Etrüsk yazı sistemi ve simgelerinin Latin abc'sinin öncülü ve ilham kaynağı olduğu ise aslında çok nettir.


Fenikece metin sayesinde araştırmacılar Etrüskçe ifadelerin anlamlarını karşılaştırabilmiş, böylece Etrüsk dilinin anlaşılmasına sınırlı da olsa katkılar sağlanmıştır. Bu nedenle Pyrgi Yazıtları sıklıkla "Etrüsklerin Rosetta Taşı'na en yakın belge" olarak değerlendirilir.


Roma döneminde Pyrgi önemini korudu; liman ve yerleşim Roma kolonisine dönüştü. Orta Çağ'da ise eski Etrüsk ve Roma kalıntılarının üzerine denizden gelebilecek saldırılara karşı bir kale inşa edildi. Günümüzde gördüğümüz resimdeki Santa Severa Kalesi'nin çekirdeği 9–11. yüzyıllara uzanır.


  • 9. yüzyılda, Pyrgi'nin eski kalıntıları üzerinde ilk savunma yapıları ve gözetleme kulesi ortaya çıktı. Bu yapı, Lazio kıyılarını Arap (Sarazen) deniz akınlarına karşı korumak için kullanılıyordu. Bugünkü kalenin en eski bölümü olan Torre Saracena (Sarazen Kulesi) bu döneme tarihlenir.

  • 11. yüzyılda bölge, güçlü Benedikten manastırı olan Farfa Manastırı'nın kontrolüne geçti. İlk yazılı kayıt 1068 yılına aittir. Kale artık yalnızca askeri bir karakol değil, aynı zamanda kıyı ticaretini ve manastır mülklerini koruyan bir merkezdi.


Özetle, 9. yüzyılda kıyı savunması yapan askerî bir gözetleme noktası, 11. yüzyılda ise Farfa Benedikten keşişlerinin yönettiği müstahkem bir yerleşim ve liman kontrol merkezi olarak kullanılmış.



Kısacası Santa Severa Kalesi, yalnızca güzel bir Orta Çağ kalesi değil; altında Etrüsklerin Akdeniz'e açılan en önemli limanlarından biri olan Pyrgi yatmakta. Burada bulunan Pyrgi Yazıtları ise Etrüsk uygarlığının dili, dini ve uluslararası ilişkileri hakkında elimizdeki en değerli belgelerden biri. Bu nedenle Santa Severa, Etrüsk dünyasının anlaşılmasında Cerveteri ve Tarquinia kadar önemli bir merkez.


Santa Severa ziyaretimizden izlenimler...













Santa Severa ile ilgili YouTube videomuzu izlemek isterseniz aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz :



''Tarihimize, kültürümüze, dilimize ve kimliğimize sahip çıkmazsak başkalarının yazdığı ve konuştuğunu kabullenmek zorunda kalırız.''

Yorumlar


Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

rm442-01-04-g-mockup.png

Bana Ulaşın

© 2022 by Haluk Hizlialp. Created by Badesim Kubak.

bottom of page