top of page

PEDASA'NIN SIRRI

  • 31 Tem
  • 7 dakikada okunur

Antik Anadolu yer isimleri ''yunanca'' mı ??

Atena bir yunan tanrıçası mı ve adı yunanca mı??

Ana Tanrıça ''sakallı'' olur mu ??


Gelin hep birlikte Pedasa'nın üzerindeki algı ve örtülü perdeyi kaldıralım !


Pedasa Antik Kenti Muğla ili Bodrum ilçe merkezinden yaklaşık 6 km kuzeyde, Konacık Mahallesi'nden 2 km’lik mesafede ormanla kaplı tepeler üzerinde yer alan oldukça önemli bir antik Anadolu kentimiz.


Kent antik Anadolu halklarından biri olan ''Leleg'' ler tarafından kurulmuş; Lelegler ise yine antik Anadolu halklarından olan Karyalıların ataları. Atalarımız...


Karyalılar hakkında Bodrumlu Herodot şunları yazar; '' Karyalılar Anadolu'ya (kıtaya) Girit'ten geldiler; onlar Girit Kralı Minos' a tabi idiler ve Lelegler (göçenler-uçanlar) olarak anılırlardı...Karyalılar ise kendilerini şimdi oturdukları yerlerin eski yerlisi olarak görürler...''


''Karyalıların bugünkü isimlerinden başka bir isimleri olmamıştı; ve bunun kanıtı olarak Milaslıların (Mylasa) yurdunda eski Karyalı Zeüs tapınağını gösterirler, ki burada Mysialılar (Kuzeybatı Anadolu) ve Lidyalılar da (Batı Anadolu) akraba kültürler olarak tapınma hakkına sahiptiler; çünkü onlara göre Lydus-Mysus ve Kar kardeştiler. Ancak diğer soydan olan toplumların Karya dilini (Karcayı) kullanmakta olsalar bile, bu mabede girmeleri sınırlanmıştı.''


Herodot'un MÖ 5.yüzyıldaki bu ve benzeri tespitleri Girit-Karya-Leleg ilişkilerini ve Anadolu İyonya Aydın Milet kültürüne olan etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor ve çok önemli bir tarihi bilgi vermekte...Yani kendi zamanında (MÖ 5. yüzyılda) Karyalılar ve diğer yerli Anadolu halklarının kendi öz kültür, inanç ve dillerini koruduklarını açıklamakta...


Bu da Batı destekli ''Antik Yunan-Grek-Helen-Helenistik'' terimleri ile bütün Anadolu kültürlerini sözde ''helenistik'' kültür ile açıklama girişimlerini bir kez daha boşa çıkarmakta. Tam tersine aslında bu kadim Anadolu kültürlerinin ''helenistik'' diye çarpıtılan Anadolu İyonya kültür, dil, inanç sistemine ve mitlerine kaynak olduğu gerçeği artık inkar edilemez bir biçimde ortaya çıkmakta.


Birazdan Pedasa antik kentinin Atena kutsal alanı ve kültü ile ilgili bilgilerle bu konuyu daha da netleştireceğiz.



Bu arada Anadolu'yu ''Yunan'' mış gibi gösterip, ''yunan'' olmayan Makedon İskender döneminden başlayıp, yine ''yunan'' olmayan Doğu Roma döneminde de sınırlı bir şekilde kullanılmış olan, Anadolu İyon dili sürümlerini sözde ''yunanca-ymış'' gibi göstererek günümüz ''hellenizm'' hayranlık ve safsataları uyarınca, kadim Anadolu yer isimlerinin önemli ölçüde değiştirilip çarpıtıldığını görmekteyiz.



Oysaki yukarıdaki harita ve aşağıdaki Anadolu antik kaynaklarından derlenerek ortaya koyduğumuz bilgiler durumun öyle olmadığını, kadim dönemlerin yer isimlerinin farklı olduğunu ve ''yunanca-ymış'' gibi gösterilmeye çalışılan Anadolu İyonya diline ''os-us'' gibi eklerle değiştirilerek ödünçleme olarak alındığını göstermektedir.


Kültürlerini Anadolu'nun kadim halkı Hattilerden (MÖ 3000...) alan Hitit İmparatorluğu'nun en geniş sınırlarına ulaştığı MÖ 13. yüzyılda (yaklaşık MÖ 1300–1200) Anadolu'nun büyük bölümü bugünkünden tamamen farklı yer adlarıyla anılıyordu. Bu adların çoğu Hitit çivi yazılı tabletlerinde geçmektedir.


Hitit Dönemi Anadolu Haritasındaki Başlıca Yer Adları

Hitit Dönemi Adı

Günümüzde Yaklaşık Karşılığı

Hatti

Orta Anadolu (Çorum-Ankara-Yozgat çevresi)

Hattuşa

Boğazkale (Çorum)

Arinna (Ana Tanrıça)

Alacahöyük çevresi (genellikle bu bölgeyle ilişkilendirilir) - Hatti bölgesi

Nerik

Vezirköprü çevresi

Ankuwa

Ankara'nın doğusu (kesin yeri bilinmiyor)

Zippalanda

Çorum-Yozgat bölgesi

Tawiniya

İç Anadolu

Tarhuntaşşa

Konya-Karaman ovası (Baş Tanrı Tarhun'un Yurdu)

Kizzuwatna

Çukurova (Adana-Osmaniye-Mersin)

Lukka (Likya)


Teke Yarımadası (Antalya-Muğla batısı)

Arzawa

Batı Anadolu

Apaša

Efes (Selçuk)

Mira

İzmir-Manisa-Aydın çevresi

Seha Irmağı Ülkesi

Gediz Havzası

Wilusa

Truva (Hisarlık) - (Tur-ova)

Millawanda

Milet (Aydın)

Hapalla

Uşak-Afyon çevresi

Masa

İç Batı Anadolu

Karkisa

Karya

Hayasa-Azzi

Erzurum-Erzincan çevresi

Išuwa

Elazığ-Malatya doğusu

Pala

Kastamonu çevresi

Kaška Ülkesi

Karadeniz dağ kuşağı

Alasiya (Alas/Alaş'ın yurdu)

Kıbrıs


Hitit Dönemi'nde Anadolu'nun Yapısı



Hitit İmparatorluğu, tek tip bir devlet değildi. Çekirdek bölge Hatti doğrudan kral tarafından yönetilirken, Arzawa, Mira, Seha, Wilusa, Lukka, Kizzuwatna ve Tarhuntaşşa gibi bölgeler farklı dönemlerde vasal krallıklar veya yarı bağımsız müttefik devletler olarak imparatorluk sistemine dâhil olabiliyordu. Bu yapı, Geç Tunç Çağı Anadolu'sunun çok merkezli siyasi düzenini, özgün dil ve kültürlerini yansıtır. Sözde ''Yunan-Helen-Hellenistik-Grek-Greek'' diye algı yönetimi ve zorlama ile dayatılmış olan ve özünde Anadolu İyonya dil ve kültürü olan kültür bu ortamdan beslenip etkilenerek oluşmuştur.


Burada da görüldüğü gibi örneğin İzmir ilimizin ismi; günümüz ''antik yunancı-hellenci'' batılı tarihçi ve politik yayılmacılık peşinde olanların iddia ettikleri gibi ''yunanca'' değildir. Ad, Tunç Çağı'na (MÖ 3000-1200) ait yerli Anadolu (Hatti-Hititçe, Pelasgça, Fenikece, Luvice veya Karca gibi Anadolu-Doğu Akdeniz dilleri) kökenlidir. Batı Anadolu Hitit vasal Mira krallığı ve Lidya Mirina kenti yer isimleri daha sonraki dönemlerde İzmir ismine köken teşkil etmiş olup kesinlikle ''yunanca'' değildir ! Ayrıca Mirina eski bir İskit/Saka-Amazon kraliçesinin de ismidir. Anadolu İyonya diline ödünçlendiğinde başına ''S'' harfi alarak ''Smirna'' şeklini almıştır.


Pelasglar için yine Borumlu Herodot'tan öğrendiğimize göre eskiden günümüz Yunanistan ana karasına ''Pelasgia'' deniyordu; zira oranın yerli halkı oralara kültür, sanat ve dil taşıyan Anadolu, Adalar ve Trakya kökenli Pelasglardı. Pelasglar Miken-Aka ve Attik kültürlerinin oluşmasında başat rol üstlenmişlerdi. İzmir'li Homer'in MÖ 8. Yüzyılda destanlarda (İlyada / İl'in destanı / Wiluşa'nın / Truva'nın destanı - Odise) kullandığı dil ise ''eski yunanca'' değil Anadolu İyonya diline temel oluşturan Pelasgça (Pelasg dili) idi.


Pedasa isminin Karca olduğu konusunda görüş birliği vardır. ''Yüksek yurt-kent'' anlamında kullanıldığı düşünülür. Biraz önce gördüğümüz yerel Anadolu dillerine ait yer isimleri ile büyük benzerlik gösterir.



Pedasa’da yürütülen yüzey araştırmaları ardından, 2007 yılından itibaren Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi adına Prof. Dr. Adnan Diler başkanlığında kazı ve koruma çalışmaları yürütülmüş.



Antik belgelerde Truva Savaşı (MÖ 1200'ler) sırasında Truvalılara destek veren ve sonrasında Bodrum Yarımadası'na göç ederek Karialılar’ın atası olarak gösterilen Lelegler bugünkü Bodrum Yarımadası’nda sekiz kent kurmuş. Kurulan bu şehirlerin en önemlisi Pedasa. Kendisi de Pedasa’ya komşu Bodrum-Halikarnas'lı olan Herodot’un aktardığı bilgiye göre “Halikarnas'ın ötesinde kıyıdan içeri” konumlanan Pedasa yarımada üzerinde iskan edilmiş Leleg yerleşmelerinden birisi ve en önemlisi...


Yaklaşık 3500 yıllık Pedasa’da bugüne kadar yürütülen kazı ve araştırmalar sonucu havadan da  kolayca görülen sırt ve tepeler üzerinde topoğrafyaya hakim,  Karya’nın en eski oval ve kare planlı konut ve Etrüsklerinkine oldukça benzeyen kurgan-tümülüs mezarları konutları açığa çıkarılmış...



Bu keşif ziyaretimizde Torba tepelerinde bulunan kurgan-tümülüslere ulaşamadık; bir sonraki ziyaretimizde kesin ulaşma ve sizlere aktarma niyetiyle ayrılıyoruz...



Alanda bulunan 77 kurgan-tümülüsün içinde en iyi korunmuş olanlardan biri ise Gebe Kilise kurganı. Özellikle Gebe Kilise Tümülüsü, giriş geçidi, kurgan-mezar odası ve üst örtüsünün önemli ölçüde korunmuş olması nedeniyle Karya-Leleg kubbe biçimli taş kurgan-tümülüs mimarisinin en önemli örneklerinden kabul edilir. Kurganlar MÖ 1000-MÖ 600'lü yıllara tarihleniyor ve Anadolu Karya-Leleg ölü gömme gelenekleri hakkında önemli bilgiler vermekte. Konacık’a yakın alçak tepelerde ise daha çok kremasyon (yakma) gömülerinin yer aldığı platform kurgan-mezarların varlığı da saptanmış.


Pedasa Yukarı Kale
Pedasa Yukarı Kale

Antik kentte; Atena Kutsal Alanı, Karakol Binası ve Antik Leleg Yolu, Yukarı Kale ve yerleşim, Kent iç ve dış kalın taş sur sistemi, Kurgan-Mezarlık Alanları, Hasankayası Tarım Terasları, Çiftlik Evleri , Çevirmeler ve Topçular Tepesi Yerleşimi yer almakta...


Bu olağan üstü antik kültür kentimiz çok daha iyi korunmayı, tanıtılmayı, çok dilli tanıtım ve yönlendirme tabelalarını ve ilgiyi fazlasıyla hakediyor. Türkiye'nin evrensel kültür merkezlerinden biri olan bu kentimizin tanıtılmaya değer bir çok tarihi, kültürel ve inanç sistemine dair özgün unsurları bulunuyor ! Lütfen biraz ilgi !


Pedasa Leleg Atena (Ana Tanrıça) Kültü


Leleg - Tanrıça Atena'nın Koruyucu Gözleri - MÖ 6.Yüzyıl. - Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi
Leleg - Tanrıça Atena'nın Koruyucu Gözleri - MÖ 6.Yüzyıl. - Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi

Bu gözler bir Leleg kenti olan Pedasa'da bulundu. Pedasa Atena Kutsal Alanı'nda bir sunu olarak tanrıçaya adanmış. Etrafı bronzdan, göz akı beyaz mermerden, göz bebekleri için turkuaz renkli cam, iris için ise yeşil renkli cam kullanılmış olan olağanüstü bir eser.


Bu durum Pedasa Anadolu Leleg-Karya kültüründe binlerce yıldan bu yana tapınım gören bir Ana Tanrıça kültü olduğunu gösteriyor. Üstelik bu kült hep anlatmak istediğimiz çok yaygın bir yanlışa göre ''yunan mitolojisi tanrıçası'' değil; Kibele-Arinna-Hepat-Artemis-Demeter-Kubaba-Leto-Aştarte-Amatus-Atena gibi öz be öz Anadolu-Doğu Akdeniz kültürlerinin ürettiği Ana Tanrıça figürleri; ki bu kültün kadim izlerini Anadolu Neolitik kültürleri ve 9000 yıl öncesi Konya Çatalhöyük Ana Tanrıça kültüne kadar götürmek mümkün !


Atena isminin etimolojisini incelediğimizde ise hep empoze edildiği gibi ''yunanca'' olmadığını görürüz.


Anadolu İyonya dili öncesi günümüz Türkçesine de köken olan arkaik Anadolu-Adalar-Kuzey Karadeniz-Etrüsk-Kıbrıs-Doğu Akdeniz bitişgen dillerine baktığımızda ''izi-iti-ati-ata-idi-ida-apa-aga-ama-ana-ene-eke'' gibi ad ve kökler Tanrı-Dağ ve Ana kült anlamlarını içerir.


İzmir'li Homer'e göre Truva-Wiluşa kentinin kalesinde Tanrıça Atena'nın / Atene'nin bir mabedi vardı (MÖ 1200'ler) ve burada Kraliçe Hekabe bütün Truva'lı kadınlarla birlikte onun kenti kurtarması için ellerini kaldırarak dua-algış ettiler.


Dilbilim açısından irdelendiğinde, yukarıdaki kök sözcükler ışığında ''İti-Ana / Ati-Ene / Ata-Ana / Ata-Ene'' gibi kök ve eklerden türediği görülür ve Atina (Athens) kentine de isim kökeni olmuştur.


Tanrıça Atena - Heraklion Arkeoloji Müzesi, Girit - MÖ 650.
Tanrıça Atena - Heraklion Arkeoloji Müzesi, Girit - MÖ 650.

Pedasa ve Milet Sakallı Atena Kültü


Milet Sakallı Atena Heykelciği - MÖ 600'ler.
Milet Sakallı Atena Heykelciği - MÖ 600'ler.

Yaratıcı, doğayı koruyan, tin veren, bilge ve savaşçı Ana Tanrıça Atena / Ati-Ene ; hem eril hem dişil görünümleri bulunması bakımından ''yunan-helen ya da panhelenizm'' kaynaklı olmayan özgün bir antik Anadolu tanrıçasıdır. Kaynak Anadolu'dur.


Aydın-Milet ve Bodrum-Pedasa kült ve buluntuları, antik dünyada sakallı Atena kült ve ikonografisinin en erken ve en önemli örnekleri arasında kabul edilir. Benzer tasvirler çok az sayıda; bu nedenle hem antik Anadolu inanç sistemi hem de Atena kültünün yerel gelişimi açısından özel bir yere sahip...


Atena - Ati-Ene' nin koruyucu, kollayıcı özelliği, Anadolu yerel neolitik kültürlerine kadar giden kökeni ve arkaik sanat döneminde dişil ve eril özellikleri birlikte taşıması onun bu şekilde tasvir edilmesine de neden olmuş ve Atina kültürü tarafından da (hem isim hem de mit olarak) MÖ 400'lerde Anadolu'dan kopyalanmıştır...


Bodrum'lu Herodot MÖ 5.Yüzyılda oluşturduğu ''Tarih-Herodot Tarihi'' adlı eserinde konuyu şu şekilde aktarır :


''Pedasalılar arasında, kendilerine veya komşularına büyük bir felaket yaklaşacağı zaman Atena'nın rahibesinin uzun bir sakal çıkardığı söylenirdi. Bunun üç kez gerçekleştiği anlatılır.''


Herodot sakalın neden çıktığını açıklamaz; yalnızca bunun bir alamet (omen) olduğunu aktarır.


Bu durum :


  • Tanrıçanın yaklaşan felaket konusunda halkı uyarması,

  • Rahibenin bedeninin ilahi mesajın aracı hâline gelmesi,

  • Doğal düzenin bozulmasını simgeleyen olağanüstü bir işaret,

  • Atena'nın savaşçı ve koruyucu yönünün simgesel biçimde ortaya çıkması olarak yorumlanır. Bu kehanet geleneği ise Antik Anadolu Atena kültünün yerel ve özgün bir özelliğidir ve özellikle Anadolu İyonya kültürüne etki etmiştir.



Pedasa Atena Kutsal Alanı bu ritüellerin gerçekleştiği ortamdır. Kutsal Alan; tapınak, altar/sunak, kutsal avlu (Atena rahibelerinin halka göründüğü alan), adak alanları (kazılarda adak buluntularının ortaya çıktığı alanlar), giriş kapısı gibi mimari unsurlardan oluşmaktaydı.


Sonuç olarak tarihsel bağlamda; Herodot, Pedasalıları Karya'da Pers komutanı Harpagos'a en uzun süre direnen topluluklardan biri olarak tanımlar (MÖ 500'ler). Pedasalılar Lide adlı dağlık bir mevkiyi tahkim ederek Pers ilerleyişini geciktirmişler. Sakallı rahibe anlatısı da bu savaşçı toplumun kutsal koruyucu tanrıçası Atena ile ilişkilendirilmiş.


Bu muhteşem antik kült kentimizi hakettiği şekilde koruyalım, anlatalım, tanıtıp, sahip çıkalım...



Muzaffer Haluk Hızlıalp YouTube videosu linki : https://www.youtube.com/watch?v=6lAaoBG1SdM&t=231s


Kaynaklar


Selahi Diker - Anadolu'da on bin yıl / Türk Dili'nin Beş Bin Yılı

Fahri Işık - Uygarlık Anadolu'dan Doğdu

Bodrum'lu Herodot - Herodot Tarihi

Azra Erhat - Mitoloji Sözlüğü

Cevat Şakir Kabaağaçlı - Anadolu Efsaneleri ve Tanrıları

Amasya'lı Strabon - Coğrafya / Geographica

Vergilius - Aeneis

O. R. Gurney - The Hittites

Winfried Held & Ayşe Çorbacı, Das Heiligtum der Athena in Milet – Batı Anadolu Athena kültlerinin arkeolojik değerlendirmeleri.

Pedasa Kazı Yayınları (A. Diler ve kazı ekibi) – Athena Kutsal Alanı, mimari ve adak buluntuları.

The Cambridge Ancient History, Arkaik Dönem Karya ve Leleg yerleşimleri üzerine bölümler.


Yorumlar


Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

rm442-01-04-g-mockup.png

Bana Ulaşın

© 2022 by Haluk Hizlialp. Created by Badesim Kubak.

bottom of page