top of page

Abd/Ab/İsrail

  • 2 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Son dönemde herkesin kafasındaki soru “İsrail nasıl bu kadar pervasız ve güçlü olabiliyor ve her tarafa saldırıyor? Neden kimse de buna karşı somut bir adım atamıyor?”


Bu durum gerçekten İsrail’in çok güçlü olmasından mı kaynaklanıyor? Yoksa başka destek ve güç alanları mı devreye giriyor?


Gelin bu durumu Abd ve Ab (Avrupa Birliği) dinamikleri ile birlikte anlamaya çalışalım…



Abd ve Avrupa ülkelerinin, özellikle de birçok İsrail politikasında İsrail’e açık ya da dolaylı/örtülü destek vermesinin arkasında tek bir neden değil; tarihsel, jeopolitik, askerî, ekonomik, kültürel ve iç siyasetle ilgili çok katmanlı nedenler bulunur. Ayrıca Abd ile Avrupa’nın motivasyonları tamamen aynı değildir; zaman zaman ciddi farklılıklar da ortaya çıkar.


Konuyu birkaç ana başlık altında değerlendirmek daha sağlıklı olur:


1. Jeopolitik Konum ve Bölgesel Denge

İsrail, Doğu Akdeniz ile Orta Doğu’nun kesişim noktasında yer alır. Bu bölge:

  • enerji yolları,

  • Süveyş hattı,

  • Körfez petrol/doğalgaz akışı,

  • Avrupa-Asya-Afrika ticaret bağlantıları açısından kritik görülür.


Soğuk Savaş döneminden itibaren ABD açısından İsrail:

  • Sovyet etkisine karşı Batı yanlısı bir “istikrarlı müttefik”,

  • bölgede askerî ve istihbarî ortak,

  • teknoloji ve güvenlik alanında ileri kapasiteye sahip bir üs gibi değerlendirildi.


Özellikle:

  • Soğuk Savaş (Cold War)

  • İran Devrimi (1979),

  • Körfez Savaşları,

  • Suriye iç savaşı ve sonrası yaşananlar

  • İran’ın bölgesel etkisinin artması ve Şii vekil güçleri

gibi gelişmeler sonrası İsrail’in Batı açısından “öngörülebilir ortak” niteliği daha da önem kazandı.


2. Askerî ve İstihbarat İşbirliği

ABD–İsrail ilişkilerinin en güçlü boyutlarından biri güvenlik işbirliğidir.

İsrail:

  • gelişmiş hava savunma sistemleri,

  • siber güvenlik,

  • İHA teknolojileri,

  • elektronik harp,

  • istihbarat toplama kapasitesi

alanlarında oldukça güçlü kabul edilir.


Örneğin:

  • Demir Kubbe (Iron Dome)

  • Arrow (uzun menzilli balistik füze sistemleri)

  • David’s Sling (hava savunma sistemi)

gibi sistemler yalnızca İsrail için değil, NATO ülkeleri açısından da teknoloji laboratuvarı gibi görülür.


Ayrıca ABD için İsrail:

  • bölgede doğrudan Amerikan askeri konuşlandırması olmadan etki üretme aracı,

  • İran, Hizbullah, bazı radikal örgütler ve bölgesel hareketler hakkında önemli istihbarat kaynağıdır.


3. Batı Dünyasının Tarihsel Hafızası ve Holokost Etkisi

Özellikle Avrupa’da ve kısmen ABD’de, Holocaust sonrası oluşan tarihsel vicdan ve sorumluluk duygusu çok önemlidir.

II. Dünya Savaşı sonrası:

  • Yahudi halkının güvenli bir devlete sahip olması fikri,

  • antisemitizmin tekrar yükselmesini engelleme arzusu,

  • Avrupa’nın geçmiş suçlarıyla yüzleşmesi

İsrail’e yönelik politik desteğin temel psikolojik ve ahlaki unsurlarından biri oldu.

Bu unsur Avrupa siyasetinde hâlâ çok güçlüdür.


4. ABD İç Politikası ve Lobiler

ABD’de İsrail desteği sadece dış politika değil, iç politika meselesidir.

Burada birkaç unsur etkili:

  • Yahudi topluluklarının tarihsel etkisi,

  • İsrail yanlısı düşünce kuruluşları,

  • Evangelist Hristiyan hareketleri,

  • Kongre’de iki partili geleneksel İsrail desteği.

Özellikle bazı Evangelist gruplar, İsrail’i teolojik açıdan destekler. Bu durum Amerikan siyasetinde küçümsenmeyecek bir seçmen etkisi yaratır.


Ancak bunu yalnızca “lobi açıklaması” ile izah etmek eksik olur. Çünkü ABD stratejik çıkar algısı olmasa sadece lobi etkisi uzun vadede yeterli olmazdı.


5. Demokrasi ve “Batı’ya Yakın Devlet” Algısı

ABD ve birçok Avrupa ülkesi İsrail’i:

  • çok partili seçim sistemi,

  • yüksek teknoloji ekonomisi,

  • hukuk kurumsallaşması,

  • Batı tipi devlet yapısı

nedeniyle bölgedeki “kendilerine en yakın model” olarak görür.

Bu nedenle, bazı Batılı elitler güncel radikal yönetime rağmen İsrail’i:

“Ortadoğu’daki Batı tipi ada”

olarak değerlendirmiştir.


Tabii bu yaklaşım çok tartışmalıdır; çünkü eleştirmenler:

  • Filistin meselesi,

  • işgal politikaları,

  • yerleşim genişlemeleri,

  • Gazze, Lübnan, Suriye operasyonları

nedeniyle bu “demokratik değerler” söyleminin çelişkili olduğunu savunur.


6. Enerji, Ticaret ve Teknoloji Boyutu

İsrail son yıllarda:

  • yüksek teknoloji,

  • yapay zekâ,

  • savunma sanayi,

  • biyoteknoloji,

  • tarım teknolojileri,

  • siber güvenlik

alanlarında küresel oyuncu hâline geldi.


Özellikle:

  • ABD teknoloji şirketleri,

  • Avrupa savunma sanayi,

  • ortak Ar-Ge projeleri

İsrail ile yoğun ilişki içindedir.


Doğu Akdeniz doğalgaz rezervleri ve petrol boru hatları da ayrıca stratejik önem taşır.


7. İran Faktörü

Son 20 yılda İsrail’i Batı için daha önemli yapan unsurlardan biri de Iran ile yaşanan gerilimdir ve güncel savaş koşullarıdır.


ABD ve bazı Avrupa ülkeleri:

  • İran’ın bölgesel nüfuzunu,

  • füze programını,

  • nükleer kapasitesini,

  • vekil güç ağlarını

dengelemek için açıkça ortaya koymasalar da, İsrail’i önemli ortak olarak görür.


Bu nedenle İsrail:

  • Körfez ülkeleriyle yakınlaştırıldı,

  • İbrahim Anlaşmaları (Abraham Accords) süreçleri desteklendi.


8. Avrupa ile ABD Arasında Farklar da Var

Dışarıdan bakınca “Batı tamamen aynı düşünüyor” gibi görünse de farklılıklar mevcuttur.


Örneğin Avrupa’da:

  • Filistin devletini tanıyan ülkeler var,

  • Gazze operasyonlarını sert eleştiren hükümetler bulunuyor,

  • insan hakları vurgusu ABD’den daha güçlü olabiliyor.


ABD ise tarihsel olarak İsrail’e daha güçlü ve daha kurumsal güvenlik desteği verir.


9. Eleştiriler ve Karşı Görüşler

İsrail’e verilen desteği eleştirenler şunları savunur:

  • Batı’nın çifte standart uyguladığı,

  • uluslararası hukukun seçici yorumlandığı,

  • Filistinlilerin haklarının yeterince korunmadığı,

  • bölgede gerilimin arttığı,

  • Batı’nın kendi demokratik söylemiyle çeliştiği.


Destekleyenler ise:

  • İsrail’in güvenlik tehditleri altında olduğunu,

  • Hamas, Hizbullah ve benzeri örgüt saldırılarının göz ardı edilmemesi gerektiğini,

  • İsrail’in bölgedeki en istikrarlı ortak olduğunu savunur.


Dolayısıyla mesele yalnızca “iyi-kötü” ekseninde değil; güvenlik, tarih, enerji, ideoloji, iç siyaset ve güç dengelerinin birleştiği karmaşık bir jeopolitik yapı içinde değerlendirilir.


Bu nedenle dış politika stratejileri oluştururken bu dinamiklerin göz önünde bulundurulması son derece önemlidir.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

rm442-01-04-g-mockup.png

Bana Ulaşın

© 2022 by Haluk Hizlialp. Created by Badesim Kubak.

bottom of page