top of page

BATI DİLLERİNDE TÜRKÇE KÖKLER

Güncelleme tarihi: 22 Ara 2025



Tarihin en derin köşelerinden gelen Türk Kültürü ve Dili konusu biz Türkler için son derece önemli bir varlık ve hazinedir. Ulu Önder Atatürk bunu Cumhuriyetin ilanı akabinde oluşturduğu ''Türk Tarih Tezi'', ''Türk Dil Kurumu-Türk Dili Tetkik Cemiyeti'', ''Güneş Dil Teorisi'' kuruluş ve çalışmalarıyla Türk Halkının bilgi ve tedrisatına sunmuştur. Bu çalışmalarda çeşitli dünya kültürleri ile olan ortak kökenlere vurgu yapılmış ve bu sayede barışçı bir yaklaşımla bu kültürlerle yakınlık kurmak hedeflenmişti. Atatürk'ün ''Yurtta Sulh Cıhanda Sulh'' felsefesi de bu çalışmalar ile anlam kazanmıştır. Ancak ölümü sonrası bu çalışmalar ne kadar Türk Halkının gündeminde kalmış ya da tutulmuştur ?! Sormak gerekir!


Bu bağlamda değerli dil bilimci ve araştırmacı Kaan Arslanoğlu'nun aşağıdaki makalesi ile birlikte yorum ve eklentilerimi, makalenin sonunda sonunda verdiği ''Batı Dillerinde Türkçe Kökler'' adlı pdf linki çalışmasını çok önemsediğim için sizlerle paylaşmak istiyorum. Bağlantıyı makalenin sonunda bulabilirsiniz.


İlk önce Avrupa'da 16. ve 17. Yüzyıllardan itibaren Türklük, Türk Dili ve Turan kültürü ile ilgili, biz Türklerden çok daha fazla, ilgi, araştırma, bilgi ortaya çıkmıştır. Bu nedenle ''Batılılar bizi bizden daha iyi tanımışlar ya da tanıyorlar'' demek te çok yanlış olmaz...Tabi Batılıların yanına Rus, Çin araştırmacı ve kaynaklarını da eklemek gerekir.


Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki Atatürk'ün, ortaya çıkmasına büyük önem vererek öncülük ettiği Türk Tarih Tezi çalışmalarının (1930-37) da ana kaynaklarından biri bu olabildiğince bilimsel ve tarafsız Avrupalı tarih ve dilbilimci bilim insanlarıdır.


Şimdi biraz bakalım söz konusu makalede geçen Avrupalı Turan araştırmacılarına...


Leibniz’den Vámbéry’ye uzanıyor: Avrupa’nın Turancı öncüleri


Özellikle Almanlar ve Macarlar bizden daha Turancı, Türkçü… Alman ve Macar Turancılığı bu alanda biz tüm Türklerden daha çok yol kat etmiş. Teorik, pratik ve siyasal bağlamda. Wikipedia’da “Hungarian Turanism” adlı geniş bir inceleme var.



Akımın ana iddiası şu: Macarlar, Finler Türk kültür ve soyundandır. Avrupa halklarının birçoğunun atası Türk’tür. Macarlar bu alanda özel bir konumdadır, başka deyişle Türk’e en yakın olmakla Avrupa halklarının atası durumundadır.



Avrupa Turancılığının fikir babası olarak iki yazar gösteriliyor. Biri Hollandalı düşünür, dilbilimci Marcus Zuerius van Boxhorn (1612 - 1653); öbürü Alman düşünür Wilhelm Leibniz (1646–1716).


Boxhorn Avrupa dillerinin Saka-İskitçeden geldiğini bilimsel olarak ilk kez kuramlaştıran kişi. Dil araştırmalarına büyük önem veren Leibniz de Boxhorn’un bu fikrini destekler ve Türkçenin incelenmesi için girişimlerde bulunur.



Sonrasında Alman dilbilimci Johann Eberhard Fischer (1697-1771) Macarların (Ugor) Uygurların devamı olduğunu ileri sürdü.


Wilhelm Christian Schott, Rasmus Christian Rask, Matthias Castrén bu savları destekleyip geliştiren başka bilim insanlarıydı.



Dilbilimin babası kabul edilen Alman bilgin Max Müller (1823-1900) Turan kavramını geniş bir dil grubunun ismi olarak filolojide ilk kullanan kişiydi.


Macaristan’da Turancılığı kuramsal ve siyasal olarak başlatan asıl bilim insanı ise Armin Vambery’dir (1832-1913). Macarların Türk kültür ve soyundan geldiğini hem çalışmalarıyla kanıtlamaya çalışan hem de bunun siyasal sonuçları olması gerektiğini savunan önemli bir figürdür.


HABSBURGLAR VE TURANCILIK



Habsburglar Avusturya kökenli çok önemli bir hanedandır ve tarihte Avrupa’nın birçok önemli imparatorluğunu yönettiler. Özellikle 1526-1806 yılları arasında Habsburg Monarşisi olarak Orta Avrupa'da etkili olmuşlardır.


İspanya'da 1700'e, Avusturya'da ise 1780'e kadar hüküm sürmüşlerdir. Portekiz'deki etkileri ise 1640'a kadar sürmüştür. Avusturya Macaristan İmparatorluğunun da merkezindeydiler.


Habsburglar Macar Türkçü Turancılığına karşı karmaşık ve birbiriyle çelişik görünen bir tutum aldılar. Bir yandan Macar milliyetçiliğini baskı altında tuttular. Avusturya Macaristan İmparatorluğunda Macar ayağın güçlenmesini engellediler. Bir yandan da Macar Turancılığını denetim altında tutmaya çalıştılar.


Macar Turancılığı Macaristan’da çok güçlü bir siyasi akım haline gelmişti. Bu akımın önde gelen temsilcilerine devlet yönetiminde önemli görevler verdiler. Bir de şu ilginç şey vardı ki: Macar Turan Cemiyeti’nin ilk hamisi hanedandan bir arşidük Joseph Francis Habsburg olmuştu. Başka deyişle Macar Turancılığı 20. yüzyıl başında öyle güçlenmişti ki Alman Habsburglar onu denetim altında tutmak için Turancı rolü oynamaya başlamıştı. Aynı kaynaktan aldığımız bilgiye göre Macaristan’da siyasal Türkçülüğün gücü daha önceki yüzyıllarda da zaman zaman iktidar sahiplerince ve Almanlarca zor baş edilir bir düzeye yükseliyordu.


Macar Turancılığı bugün de güçlüdür ve Viktor Orban’la başbakanlık düzeyinde temsil edilmekte.


KURAMDA BAŞKA ÖNEMLİ İSİMLER


János Arany (1817–1882), şair, Macar tarihi hakkında geniş bir şiir külliyatının yazarı. Türk tezinde Vámbéry'yi destekledi.

Ferenc Pulszky (1814–1897), arkeolog, sanat tarihçisi. Türk tezinde Vámbéry'yi destekledi.

Alajos Paikert (1866–1948), Macar Tarım Müzesi kurucusu ve Turan Derneği'nin kurucularından biriydi. Turancılık üstüne kitaplar yazdı.

Béla Széchenyi (1837-1918), Asya gezgini ve kaşifi;

Jenő Zichy (1837–1906), Asya gezgini ve kaşifi;

Géza Nagy (1855-1915), arkeolog, etnograf, dilbilimci;

Henrik Marczali (1856–1940), tarihçi;

Sándor Márki (1853–1925), tarihçi;

Lajos Lóczy (1849–1920), jeolog, coğrafyacı...

Ve dokuz başka kişi…


LEİBNİZ KİM… ZATEN TURANCILAR DA FAŞİST


Hani tezlerimize Batı’nın çok önemli düşünürlerinden, bilginlerinden ciddi destekler buluyoruz ya… Leibniz, Boxhorn, Thomas Jefferson, Arthur Koestler, başkaları… O zaman sevinçle gözlerimiz parlıyor. Ne var ki karşımızdaki “aydınlar” “Leibniz kim yahu? Koestler kim?” dediğinde o gözlerimiz bayat balık gözü gibi sönüyor. Kimi bunlardan tek satır okumamış, kimi adlarını bile bilmiyor.


Şimdi herkesin kabul ettiği bir Batı uygarlığı var… Bunun bir sistemi, adabı var. Sen Türk diyeceksin, kökler diyeceksin, o sistemin dışına çıkacaksın. Ya da sistemin dışına çıkmadan “Bakın benim de farklı bir fikrim var” diyeceksin. Bilim ve siyaset bu densizliği affeder mi? Hemen gönderirler sizi ırkçı, faşist, aşırı milliyetçilerin toplama kampına. Öte taraf da aynı. Sosyalist sistemde yalnızca Rus milliyetçiliği yapılabilirdi. Bu adabı bozmaya, başka türden milliyetçilik yapmaya izin verilebilir miydi? Ruslar Macaristan’ı (o zaman Doğu Bloğunun “sosyalist” bir ülkesiydi) 1956’da işgal ettiğinde ilk hedeflerinde yine Turancılar vardı. Bu bakımdan “Turancı” denince bir solcunun daha fazla beyin yormasına gerek yok. İdeolojik sistem baştan kurulmuş, tıkır tıkır işliyor. Üstün uluslar var bir de faşist Türkçüler var, sosyoloji bu kadar, bitti gitti...


BATI DİLLERİNDE TÜRKÇE KÖKLER SÖZLÜĞÜ


Değerli Türk dil bilimci ve araştırmacı Kaan Arslanoğlu'nun ''Batı Dillerinde Türkçe Kökler'' adlı karşılaştırmalı sözlük çalışması ise Türkçe köklü 22 bin kadar Batılı sözcük içermesi bakımından son derece önemli bir çalışma ve aşağıdaki bağlantı-link aracılığı ile herkesin bilgisine sunulmuş durumda; bu değerli çalışmasından dolayı kendisini kutluyor, çalışmalarının devamını diliyor ve sizlerle paylaşıyorum.












Yorumlar


Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

rm442-01-04-g-mockup.png

Bana Ulaşın

© 2022 by Haluk Hizlialp. Created by Badesim Kubak.

bottom of page