ŞAH İSMAİL HATAYİ
- Haluk Hızlıalp

- 15 Oca
- 2 dakikada okunur
İran'da Bir Türk - Şah İsmail Hatayî - Kökeni, Devleti ve Türkçe’ye Katkıları

Şah İsmail Hatayî (1487–1524), İran coğrafyasında hüküm sürmüş Türk Safevî Devleti’nin kurucusu, hükümdarı ve aynı zamanda Türk edebiyatının önemli şairlerinden biridir. Hem siyasî hem kültürel yönüyle Türk-İran tarihini derinden etkilemiştir.
Kökeni
Şah İsmail, 1487 yılında Erdebil’de doğmuştur. Babası Safevî tarikatının lideri Şeyh Haydar, annesi ise Türk Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kızı Alemşah Begümdür. Bu nedenle hem Safevî tarikatına hem de Akkoyunlu Türk hanedanına mensuptur.
Safevî kaynaklarında soyu Hz. Ali’ye dayandırılsa da, tarihî ve kültürel açıdan Şah İsmail Türk kökenli bir hükümdardır. Ana dili Türkçedir ve eserlerini Türkçe yazmıştır.
Kurduğu Devlet ve Hüküm Süresi
Şah İsmail, 1501 yılında Tebriz’de tahta çıkarak Safevî Devleti’ni kurmuştur. Tebriz başkent ilan edilmiştir.
Safevî Devleti, 1501–1736 yılları arasında hüküm sürmüş, yaklaşık 235 yıl, yani 2,5 asra yakın bir süre İran’da varlığını devam ettirmiştir.
Şah İsmail Hatayî’nin Türkçe İçin Yaptıkları
Şah İsmail, Hatayî mahlasıyla şiirler yazmış ve Türkçeyi özellikle tasavvufî ve halk diliyle kullanmıştır. Döneminde saray ve edebiyat dili olarak Farsça yaygınken, Türkçeyi bilinçli şekilde tercih etmiştir.
Şiirlerinde:

Türkçeyi sade ve anlaşılır biçimde kullanmış, Türk halkına ve Türkmen topluluklarına hitab etmiş, Türkçenin edebî bir dil olduğunu göstermiştir.
Bu yönüyle Anadolu’daki Kızılbaş-Alevî-Bektaşî edebiyatını ve halk şiirini derinden etkilemiştir.
Şah İsmail’in Türk Kimliği ile İlgili Sözleri
Şah İsmail, şiirlerinde Türk kimliğini açıkça vurgulamıştır. En bilinen dizelerinden biri şudur:
“Men Türküm, Türk oğlu Türküm.”
Bir başka şiirinde ise Türkçe yazmasını özellikle öne çıkarır:
“Hatayî’m sözüm Türkîdir, bilmeyene bildirür.”
Bu ifadeler, onun Türk kimliğini bilinçli biçimde sahiplendiğini ve Türkçeyi tercih ettiğini açıkça göstermektedir.
Sonuç
Şah İsmail Hatayî, Türk kökenli bir hükümdar, Safevî Devleti’nin kurucusu ve Türkçeyi devlet ve edebiyat dili olarak yücelten önemli bir şahsiyettir. Hem siyasî başarıları hem de Türk dili ve kültürüne katkılarıyla Türk tarihinin önde gelen isimlerinden biri olmuştur.
İran'da Türkler (özetçe);
İran'nın on bin yıllık tarihi, başlı başına bir TÜRK tarihidir.
Çünkü tarihte "Pers" adında bir toplum hiç bir dönemde var olmadı ve Pers, Fars demek değildir.
Bugün"Pers İmparatorlugu"olarak adlandırılan MÖ.550-MO.330 yılları arasındaki Elam Kağanlıgı'nın (TÜRK)" Başkentinin adı Bar'dı. İmparatorluğu yüceltenler arasında Med-İskit/Saka-Massaget Turan unsurları öne çıkar. Dogu Romalılar zamanında, Bar kenti'nin adını kendi dillerine "PERSIS" olarak dönüştürmüştür. Böylece Batılı tarihçiler, Romeyka (Dogu Roma) dilindeki Persis adından "PERS" diye düzmece bir "Hint-Avrupalı'' toplum (Fars) uydurdular.
Batılı tarihçilerin Bar kentinin adını bugün "PERSEPOLİS" olarak adlandırmaları, yaptıkları bu düzmeceliğin boyutlarını gösterir.
Ancak, Akadçaya Romeyka diline ya da daha sonra Farscaya dönüştürülen tüm kişi ve yer adları, "BEN TÜRKÇEYİM" diye bagırır.
Kaynak Arif Cengiz ERMAN Binlerce Yıllik Türk Yurdu İran (İran Tarihinin Gerçegi)s.8,9.
İran coğrafyası en az 1000 yıllık Türk Yurdudur; bu tesadüf değildir.
Gazneliler 231 yıl
Selçuklular 165 yıl
Harzemliler 221 yıl
İlhanlılar 90 yıl
Timurlular 136 yıl
Celayerliler 97 yıl
Çobanlılar 22 yıl
Ak Koyunlular 130 yıl
Kara Koyunlular 91 yıl
Safeviler 231 yıl
Afşarlar 60 yıl
Kaçarlar 140 yıl
İran'da birinci nüfus yoğunluğunu Türkler, ikinci Farslar, üçüncü Beluclar ve dördüncü Kürtler oluşturur.
Kaynaklar
Faruk Sümer, Safevî Devletinin Kuruluşu, Türk Tarih Kurumu Yayınları.
TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şah İsmail” maddesi.
Mehmet Fuat Köprülü, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar.
Şah İsmail Hatayî, Divan, (çeşitli baskılar).






Yorumlar