top of page

SVEN LAGERBRING

  • 20 Şub
  • 8 dakikada okunur

Sven Lagerbring (1707–1787)


1. Akademik Kimliği ve Entelektüel Arka Planı


Sven Lagerbring, 18. yüzyıl İsveç Aydınlanması’nın erken evresinde faaliyet göstermiş, özellikle İsveç erken tarihi, kaynak eleştirisi ve ulus kökeni tartışmaları alanlarında etkili olmuş bir tarihçidir. Uzun yıllar Lund Üniversitesi’nde profesörlük yapmış; burada verdiği dersler ve yayımladığı eserlerle İsveç tarih yazımında efsane-merkezli Gotisist anlatılara karşı daha temkinli, metin-odaklı ve karşılaştırmalı bir yaklaşım geliştirmeye çalışmıştır.


Lagerbring’in entelektüel konumu, iki ana eğilim arasında yer alır:


  1. Gotisizm: İsveçlilerin kökenini antik Gotlar üzerinden açıklayan ve onları Avrupa uygarlığının kurucu unsurlarından biri olarak konumlandıran gelenek.

  2. Aydınlanmacı tarihçilik: Efsanelerin eleştirel süzgeçten geçirilmesi, dil ve kroniklerin karşılaştırmalı incelenmesi.


Lagerbring, bu iki hattı tamamen reddetmeden fakat araştırmacı, sorgulayıcı ve eleştirel bir mesafeyle birleştiren bir önemli bir figürdür.


2. Başlıca Eseri ve Yöntemi


En önemli çalışması kabul edilen “Svea rikes historia” (İsveç Krallığı Tarihi), İsveç tarihini antik çağlardan Orta Çağ’a uzanan geniş bir çerçevede ele alır. Bu eserde:

  • İzlanda sagaları,

  • Latince Orta Çağ kronikleri,

  • Eski İskandinav dil verileri,

  • Kıta Avrupası tarihçileri (Jordanes, Tacitus vb.)

…karşılaştırmalı biçimde kullanılır. Lagerbring’in yeniliği, Sagaları tamamen mitolojik metinler olarak reddetmemesi, fakat bunların içinden tarihsel verileri ve çekirdeği ayıklama çabasıdır.


3. İsveççe–Türkçe (Türkik) Bağlantı


Lagerbring’in modern tartışmalarda öne çıkmasının temel nedeni, İsveçlilerin çok erken atalarının Avrasya içlerinden, özellikle de Orta Asya–İskit-Hun ve sonraki Türk kökenli ya da Türkik (Turkic) kuşaklardan gelmiş olabileceğine dair görüşleri ciddiyetle ele almasıdır. Burada birkaç husus önemlidir:


a) Gotlar – İskitler – Orta Asya Zinciri


Lagerbring, Gotların kökenini yalnızca Baltık havzasına kapatmayan tarihçiler arasındadır. Ona göre:

  • Antik kaynaklarda İskit-Skuzes-Aşguzai gibi adlarla geçen topluluklar,

  • Daha sonra Got, Gepid, Hun gibi adlarla anılan gruplarla kesintisiz bir kültürel-coğrafi süreklilik göstermektedir.

Bu yaklaşım, doğrudan “İsveçliler Türktür” iddiası olmamakla birlikte; İsveç erken etnogenezinin Avrasya bozkır dünyasıyla çok yakın ilişki hâlinde oluştuğunu kabul eder.


b) Dilsel Gözlemler


Lagerbring, İsveççe ile Türk dilleri arasında direk ve sistematik bir dil akrabalığı kurmasa da;

  • Ünvanlar,

  • Kutsal mekân kavramları,

  • Gök, savaş ve yönetim terminolojisi

…gibi alanlarda Eski İskandinavca ile Asya-Sibirya-Orta Asya (Türkistan)-Anadolu dilleri arasında dikkat çekici paralelliklerin bulunduğunu not eder. Bu paralellikleri ödünçleme, temas veya ortak çok eski bir kültürel katman olasılığıyla açıklar.


Türkçe – İsveççe benzer sözcükler


Prof. Lagerbring kitabında İsveççe ve Türkçe gramer ve sözcük benzerliğini de ortaya koyar ve  çok sayıda sözcüğün birbirlerine benzediğini belirterek iki yüzden fazla örnek verir.


Bugün bile benzerlikleri ortada olan birkaç sözcük sayalım:


Ata – Ätt

Böri (kurt) – varg (“variy” okunur)

Bağır (göğüs) – Bog

Borçlu – Borgen

Burç – Burg

Göl – Göl

Göm – Göm

Siper – Spär

Hal – Hälsa

Hakan – Håkan

Kaan – Konung (kung)

Hej – Hej (merhaba)

Hayda – Hejdå (hoşça kal – güle güle)

Kap – Kop

Kedi – Katt

Kiler – Källare

Köy – Koja

Kandil – Kyndil

Mana – Mena

Nam – Namn

Şen – Shön

Su – Sjö

Tepe – Top

Peder – Fader

Kaz – Gås

Kule – Külle

Gülle – Kula

Erlik – Ärlig

Öküz – Oxe


Örneğin ‘’Göl’’… Türkçe, “dört yanı ka­ra ile çevrili su birikintisi” anlamına gelen bir söz­cük… İsveççede de aynı ama eski bir sözcük. Gü­nümüzde artık daha çok “sjö” sözcüğü kullanılıyor.


İsveç’in Lund Üniversitesi profesörle­rinden Olof Hellqvist’in 1929 yılında yazdığı 1100 sayfalık Det Svenska Ordförrådets Ålder och Ursprung (İsveççe Kelime Haznesinin Yaşı ve Kaynağı) isimli kita­bına bakıyoruz. “Göl” için, “Eski Kuzeyce (Urnordiska) kaynaklı yalnız İsveççe bir sözcük” diyor.


İsveç Dil Geliştirme Enstitüsü (Institutet för svensk språkvård) Başkanı Pro­fesör Gösta Bergman İsveç Dil Tarihi isimli kitabında, İskandinavya’da öncele­ri aynı dilin konuşulduğunu ama 600’lü yıllardan sonra ve esas olarak da 1000’li yıllardan sonra Danca, İsveççe, Norveççe, İzlandaca dillerinin ayrıştığını söylü­yor. İşte bu ortak dile Urnordiska deniyor.


Bugün de İskandinav halkları iyi kötü birbirlerini anlayabiliyorlar. Araların­da yaptıkları konferansları “İskandinavca (Skandinaviska)” adı altında yapmaya özen gösteriyorlar. 2008 yılında Kuzey Konseyi (Nordiska Rådet) İngilizceye karşı “İskandinaviska”yı koruma ve ortak dil yapma yolunda çalışma kararı aldı (darısı Türkçe konuşan halkların başı­na).


Yine Prof. Olof Hellqvist’in 1993 yılın­da yayımlanmış olan iki ciltlik İsveççe Etimoloji Sözlüğü’ne (Svensk Etymologisk Ordbok) bakıyoruz. “Göl” sözcüğü­nün Eski Kuzeyce (Urnordiska) “guljö, gjöl” sözcüğünden geldiğini yazıyor, İz­landaca “gil”, Norveççe “gyl, gjöl”, Fince “kulju” olduğunu belirtiyor.


Ayrıca İskan­dinavya’da bu sözcükten türeyen yer ad­ları belirtilmiş: Göljahult, Gölyaryd, Göljemåla, Gölinge… Prof. Hellqvist, Urnordiska kökenli İsveç sözcüğü dediği “göl”ün ta Çin’de yaşayan Uygur Türkleri’nin de kullandığı Türkçe bir sözcük olduğunu bilmiyor. Lund Üni­versitesi Tarih Enstitüsü’nün ilk tarih pro­fesörü Sven Lagerbring’in 1764 yılında yazdığı ''İsveççe Türkçe Dilleri Arasında Benzerlikler'' kitabından da haberi yok. Olsaydı, Prof. Lagerbring’in yalnız “göl” sözcüğünü değil, İsveççe’deki iki yüzden fazla Türkçe sözcüğü ortaya koyduğunu bilebilirdi. Peki nasıl oluyor da Orta As­ya’da konuşulan “göl” ve diğer Türkçe sözcükler 2000 yıl öncesinin Eski Kuzey­ce (Urnordiska) denen dilinde bulunabili­yor?


Devam edelim…


4. İsveç Gotisizmi İçindeki Konumu


Lagerbring’i Johannes Magnus gibi erken Gotisistlerden ayıran temel fark şudur:

  • Magnus, İsveç krallarını Nuh’un oğullarına (Sam-Ham-Yafes) kadar götüren mito-tarihsel bir çizgi izler. Burada özellikle Türklerin atası sayılan Yafes öne çıkar.

  • Lagerbring ise efsanevi köken anlatılarını sınırlı ölçüde kabul eder, fakat bunları eleştirel tarihçilikle yeniden inşa etmeye çalışır.


Bu nedenle Lagerbring, İsveç’te “ılımlı Gotisizm” veya “eleştirel Gotisizm” çizgisinin temsilcisi olarak değerlendirilir.


5. Türk ya da Türkik Köken Tartışmalarına Katkısının Niteliği


Akademik açıdan önemli olan nokta şudur: Lagerbring’in yaklaşımı ırkçı ya da romantik bir soy iddiası değil; kültürel ve tarihsel süreklilik arayışıdır.


  • İsveçlilerin kökeni tek merkezli değildir.

  • Avrasya bozkırları, Karadeniz kuzeyi ve Baltık hattı bir geçiş koridorudur. Bu koridor özellikle erken Türk kültür ve dil unsurları taşıyan Kimmer-İskit-Masaget-Sarmat-Hun-Hazar-Kıpçak göçer topluluk ve devletlerinin yaşam ve geçiş alanıdır.


Sven Lagerbring, bugün İsveç–Türk ilişkileri veya “İsveçlilerin Türkik kökeni” tartışmalarında doğrudan referans verilen çok önemli bir tarihçidir. İsveç tarihinin Türkistan-Orta Asya ve Türkik dünyayla temasını ciddiye alan ilk akademisyenlerden biridir. Bu yönüyle Lagerbring, Avrasya merkezli tarih okumalarının erken kaynaklarından biri olarak değerlendirilir.


İsveç Gotisizmi (Göticism/Gothicismus), özellikle 17–18. yüzyılda İsveç’in siyasî/ideolojik konumunu güçlendirmek için antikiteyi “kuzeye” taşıyan bir tarih anlayışı geliştirdi: İsveç’i Gothların yurdu, hatta bazı örneklerde uygarlığın “kaynak alanı” gibi konumlandıran iddialar üretildi. Olaus Rudbeck’in Atlantis’i İsveç’te araması bu hattın en görünür örneklerindendir.


Türk Tarih Tezi (1930’lar) ise, Cumhuriyet’in erken döneminde Batı-merkezli ırk/tarih tasniflerine itiraz ederek Türkleri “ikinci sınıf” gören yaklaşımlara karşı, Türkleri çok erken çağlardan itibaren uygarlık kurucu/taşıyıcı bir özne olarak konumlandıran kapsamlı bir anlatı kurdu. Ortak atalara ve kültüre işaret eden bu anlayış barışçı ve paylaşımcı nitelikleri ile öne çıkmıştır.




Sven Lagerbring’in biyografik ve entelektüel konumu, İsveç tarihçiliğinde “eleştirel” bir eşik olarak anılır.  Buna rağmen Lagerbring’in erken kariyerinde, Sagalardaki “Tyrkland” (Türk diyarı) ve Odin’in Asya’dan gelişi motifini ciddiye alarak, İsveç kökenlerini “Doğu/Asya”yla ilişkilendiren bir hat kurduğu görülür.


Burada kritik nokta: Orta Çağ İzlanda metinlerindeki “Tyrkland/Asia’dan göç” anlatısı çoğunlukla euhemerizm (önemli tarihsel liderlerin tanrılaştırılması) denen çerçeveye dayanır: pagan tanrılarını “tarihselleştirip” onları Asya/Troya (Truva) soy kütüğüne bağlayarak Hristiyan dünyaya uyarlanabilir bir köken anlatısı ve tarih tezi üretme çabası olarak ortaya çıkar.


Son 10–15 yıldaki antik DNA çalışmaları, İskandinavya’nın genetik oluşumunda birkaç büyük katmanın belirleyici olduğunu ortaya koymakta:


  • Buzul sonrası dönemde en az iki ana yerleşim dalgası (güneyden WHG ilişkili; kuzey/ doğudan EHG ilişkili katkılar) ve zaman içinde karmaşık bir mozaik.

  • MÖ 3. binyıl civarında Pontik-Hazar bozkır kuşağıyla ilişkili “steppe (bozkır) (Yamnaya-benzeri)” ataların Avrupa’ya geniş ölçekli yayılımı; bunun Kuzey Avrupa’da Corded Ware/Battle Axe kültürleriyle ilişkili genetik dönüşümler yaratması.


Bu “steppe ancestry-bozkır ataları” olgusu, Lagerbring’in “Doğu’dan geliş” sezgisini coğrafî düzeyde önemli ölçüde doğrular: Avrupa’nın (İskandinavya dâhil) önemli bir kısmında bozkır kökenli genetik katkı gerçekten vardır. Bu katkı Erken Tunç Çağı (MÖ 2000’ler) ölçeğinde olup günümüz Türk halklarının atalarına da işaret eder.


2) Zaman uyumsuzluğu (anakronizm) problemi


  • “Steppe/Yamnaya-benzeri” katkı: kabaca MÖ 3000’ler ve sonrası.

  • Erken “Türkik kültür”  ve ‘’Türkik dillerin’’ tarihsel oluşumu ise çok daha erken dönemlerde izlenebilmektedir. Burada Türkiye-Anadolu Göbeklitepe-Çatalhöyük hattında şekillenen Neolitik Anadolu Çiftçileri etkisini de göz önüne almak gerekir.


Bütün bu veriler İskandinavya’nın da içinde olduğu Avrupa tarihöncesinin, büyük olasılıkla Avrasya-Anadolu bozkırlarıyla güçlü etimolojik ve demografik bağlar yaşamış olduğunu gösterir.


Arkeoloji: Battle Axe/Corded Ware, göç ve kültür aktarımı; İsveç ve genel olarak İskandinav arkeolojisinde Battle Axe (İskandinav Corded Ware) kompleksi, bozkır bağlantılı demografik/kültürel dönüşümün en çok tartışılan başlıklarından biridir; antik DNA verisi de bu kültürün oluşumunda bozkır katkısının güçlü olduğunu gösterir.


“Tyrkland” ve “Asia” Motifi (Metinsel–Mitolojik Katman)


Kaynak Çerçevesi


Lagerbring’in özellikle ‘’Svea rikes historia’’ adlı eserinde dayandığı ana metinler şunlardır:


  • Ynglinga Saga

  • Prose Edda

  • Saxo Grammaticus ve erken Orta Çağ Latin kronikleri


Bu metinlerde Odin ve Aesir soyunun “Asia / Tyrkland” dan kuzeye göç ettiği anlatısı açık biçimde yer alır. Burada ‘’Aesir’’ terimi Etrüsk panteonunda yer alan en önemli tanrısal olguya işaret eder ve paralellik gösterir.


Lagerbring:


  • “Tyrkland” adını sıradan bir efsane detayı olarak geçiştirmez.

  • Bunu İskandinav köken anlatılarında sistematik biçimde tekrar eden bir motif olarak ele alır.


Önemli ayrım:


Carte Geographique representant les Russes, les Turcs ... - Old maps-1769.
Carte Geographique representant les Russes, les Turcs ... - Old maps-1769.

Lagerbring için Tyrkland, modern anlamda Karadeniz–Hazar–Orta Asya ve Anadolu eksenli geniş Avrasya dünyasının Orta Çağdaki adlandırmasıdır.


Bu nedenle bu unsur bir çok Avrupalı ve batılı akademisyenin itirazlarına rağmen Türkik-Avrasya merkezli bir kaynak noktası olarak karşımıza çıkar.


Odin’in Asyalı Kökeni (Tanrısallaştırılmış Unsur)


Metinsel Unsur


Lagerbring, Odin’i:


  • İlahi bir varlık değil,

  • Doğudan gelmiş tarihsel bir lider / reis olarak yorumlayan tanrısallaştırma geleneğini ciddiye alır.


Bu çizgi doğrudan Snorri Sturluson’a dayanır. Snorri Sturluson (1178–1241), İzlanda'nın en önemli tarihçi ve

şairlerinden biridir.


Türkik Bağlantı Açısından


  • Odin’in “Asia’dan gelen bir lider” olarak tanımlanması,

  • Bozkır aristokrasisi / göçer elit modeli ile örtüşür.


Lagerbring bu noktada:


  • İskit–Sarmat-Masaget-Hun Asya halklarıyla yapısal benzerliklere dikkat çeker,

👉 Türkik unsur burada doğrudan etnik değil, sosyo-politik model düzeyindedir.


İskit–Got–Hun Sürekliliği (Proto-Türkik Alan)


Metinsel Zemin


Lagerbring, klasik kaynaklarda geçen:


  • Scythia

  • Sarmatia

…gibi terimleri, yalnızca “antik coğrafya” olarak değil, kuzey halklarının erken tarih sahnesi olarak değerlendirir.


Türkik Açıdan Önemi


18.Yüzyılda; İskitler, Hunlar ve “Tatar-Tartar/Türk” halklar aynı büyük Asya ailesi içinde düşünülüyordu.


Lagerbring:


  • Gotları tamamen Germen içi kapalı bir halk olarak görmez,

  • Onların İskit-Hun Asya Türk dünyasıyla tarihsel temas ve karışım içinde oluştuğunu savunur.


Bu, modern literatürde “Türkik köken” diye adlandırılan şeyin erken, belirsiz ama Avrasya-merkezli biçimidir.


Dilsel ve Kavramsal Paralellikler


Lagerbring’in Tavrı


  • İsveççe ile Türk dilleri arasında sistematik bir akrabalık iddia etmese de bazı önemli kavram alanlarında paralellikler olduğunu not eder:


Örnek alanlar:


  • Gök / kutsal yön (north–axis–sky)

  • Liderlik ve savaş terminolojisi

  • Kutsal mekân–merkez kavramları


⚠️ Bu gözlemleri ile Lagerbring’in dikkat çektiği nokta şudur: ‘’Kuzey ve Asya bozkır kültürleri, ortak bir sembolik–kozmolojik dil paylaşmıştır’’.


Krallık ve Meşruiyet Modeli (Türkik Bozkır Devleti Benzerliği)


Lagerbring’in erken İsveç krallıkları tasvirinde şu özellikler öne çıkar:


  • Hanedan merkezli iktidar

  • Askerî aristokrasi

  • Gök / kader / ilahi-kutsal meşruiyet vurgusu

  • Ritüel merkezler ve adak-kurban geleneği


Bu yapı:


  • Roma-merkezli “şehir devleti” modelinden çok,

  • Bozkır devlet geleneği ile örtüşür.


Bu nedenle Lagerbring:


  • İsveç krallığını Latin-Hristiyan modelden önce,

  • Asya-bozkır tipi bir siyasal kültürün kuzey varyantı olarak yorumlamaya yakındır.

 

“Tyrkland” terimi: Orta Çağ İskandinav kullanım bağlamı


Dilsel ve kavramsal çerçeve


Tyrkland Eski Norsça’da kelime düzeyinde “Türklerin ülkesi” anlamına gelen bir toponim.


“Tyrkland”ın iki baskın anlam alanı


Orta Çağ İskandinav dünyasında “Tyrkland” kullanımı çoğunlukla iki ana kümeye ayrılır:


(A) Çağdaş-siyasal anlam (11.–14.yy bağlamı):“Türk” (Tyrkir) ve “Türkiye” (Tyrkland) ifadeleri, özellikle Doğu Roma çevresiyle temasın (ticaret, hac, sefer, paralı askerlik) yoğunlaştığı dönemde Anadolu/Doğu Akdeniz ile ilişkilendirilen bir “öte coğrafya” olarak işlev görür. Varang Muhafızları ve Doğu Roma hattına dair temasların İskandinav dünyasında güçlü bir imge üretmesi bu arka planı güçlendirir.


(B) Anlatısal-antik anlam (euhemerizm ve “Truva (Troy)/Doğu kökeni” kurgusu):Özellikle Snorri geleneği ve çevresindeki euhemerist çerçevede “Tyrkland”, bazen Truva (Anadolu-Etrüsk; Troy) ve çevresi/Anadolu ile “antik köken sahnesi” gibi kurgulanır. Prologue’da Odin’in “Tyrkland’dan” kuzeye yürüyüşü, pagan anlatıyı Hıristiyan ortodoksiyle uzlaştırma stratejisinin parçası olarak ta okunur: tanrılar “tarihsel kişi/hanedan” biçiminde yeniden tanımlanır.

 

Kaynaklar


1) Prof. Sven Lagerbring, İsveççenin Türkçe ile Ben­zerlikleri, İsveçlilerin Türk Ataları, Abdullah Gürgün, Kaynak Yayınları, 2008, sid. 34-35

2) Det Svenska Ordförrådets Ålder och Ursprung (İsveççe Kelime Haznesinin Yaşı ve Kaynağı), Prof. Olof Hellqvist, C.W.K. Gleerups Förlag, 1929

3) Svensk Språk Historia (İsveç Dil Tarihi), Prof. Gösta Bergman, Bokförlaget Prisma Magnum, 1984, s. 11-12

4) Svensk Etymologisk Ordbok (İsveççe Etimoloji Sözlüğü), Prof. Olof Hellqvist, 1993

5) Prof. Sven Lagerbring, İsveççenin Türkçe ile Ben­zerlikleri, İsveçlilerin Türk Ataları, Abdullah Gürgün, Kaynak Yayınları, 2008, sid. 66

6) Bref Till Herr Cancellie Rådet Sven Lagerbring Rörande Then Isländska Edda, Prof. Johan Ihre, Kungliga Acad. Boktr, 1772, s. 32

7) Prof. Sven Lagerbring, İsveççenin Türkçe ile Ben­zerlikleri, İsveçlilerin Türk Ataları, Abdullah Gürgün, Kaynak Yayınları, 2008, sid. 33-34-35-36

 Snores Edda, Snore Sturlesson. İsveççe’ye çevi­ri: Björn Collinder, Forum 1978

9) Türk Mitolojisi, Prof. Dr. Bahaeddin Ögel, Türk Ta­rih Kurumu, 1998, 1. cilt, s. 13

10) Jakten på Odin (Odin’in peşinde), Thor Heyerdahl, Per Lillienström, J. M. Sternes Förlag, 2001

11) Jakten På Odin (Odin’in Peşinde), Thor Heyer­dahll, Per Lillienström, Oslo Stenersen, 2002

12) Kök Türkler, Sencer Divitçioğlu, Ada Yayınları, 1987, s. 77

13) Norge – et lite stykke verdenshistorie (Norveç, küçük bir parça dünya tarihi), Stian Bromark ve Dag Herbjörnsrud, Cappeien, 2005

 

 


Yorumlar


Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

rm442-01-04-g-mockup.png

Bana Ulaşın

© 2022 by Haluk Hizlialp. Created by Badesim Kubak.

bottom of page