top of page

ATATÜRK'ÜN ATALARI

4 Eki
5 dakikada okunur

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ataları: Balkanlar, Steblevë ve Çavuş Yörükleri Üzerine Yeni Bir Araştırma


Dr. Yük. Müh. Mehmet Danyal Hergünsel’in “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ataları II” başlıklı çalışmasının değerlendirilmesi



Mustafa Kemal Atatürk’ün ailesinin Balkanlardaki kökenleri uzun zamandır tarih araştırmalarının ilgi çekici konularından biridir. Genel kabul gören biyografik anlatılarda, Atatürk’ün baba tarafından ailesinin Balkanlara Anadolu’dan yerleştirilmiş Yörük/Türkmen topluluklarıyla ilişkili olduğu ve ailenin geçmişinin Kocacık, Debre ve Selanik coğrafyasıyla bağlantılı bulunduğu belirtilmektedir.


Dr. Yük. Müh. Mehmet Danyal Hergünsel ise uzun yıllar boyunca sürdürdüğü araştırmalarında bu güzergâha yeni bir halka eklemekte ve özellikle günümüzde Arnavutluk sınırları içerisinde bulunan Steblevë (sunumda Steplava/Stebleva biçimlerinde geçmektedir) üzerinde durmaktadır.


Anadolu’dan Balkanlara Çavuş Yörükleri


Hergünsel’in araştırmasının başlangıç noktası, Osmanlıların Balkanlarda uyguladığı iskân politikasıdır. Sunumda özellikle 1530 tarihli 370 numaralı tahrir defterine atıfta bulunulmakta ve Anadolu’dan gelen Yörük topluluklarının Debre ve çevresindeki stratejik bölgelere yerleştirildiği ileri sürülmektedir.



Hergünsel, Çavuş topluluğunun Beyşehir ve çevresindeki Türkmen/Yörük gruplarıyla bağlantılı olduğunu ve ailesinin de Beyşehir Çavuş kökenli olduğunu belirtmektedir.


Bu anlatıya göre Fatih Sultan Mehmed döneminden itibaren, özellikle Karaman–Beyşehir–Seydişehir çevresinden Balkanlara Yörük/Türkmen nüfusu sevk edilmiş; Çavuşlar da bu nüfus hareketinin parçalarından birini oluşturmuştur.


Hergünsel, Steblevë’de Çavuş, Bağış, Hocalı, Conka, Kubur ve Kürüş gibi aile veya lakapların varlığına dikkat çekerek bunların aynı tarihsel toplumsal çevrenin izlerini taşıdığını düşünmektedir.


Steblevë: Stratejik Bir Osmanlı Yerleşimi


Steblevë (Arnavutça yazımı: Stëblevë) bugün Arnavutluk sınırları içerisindedir. İdari olarak Elbasan ili → Librazhd Belediyesi → Stëblevë idari birimi içinde yer alır. Kocacık ise sınırın diğer tarafında, Kuzey Makedonya'dadır. Dolayısıyla Hergünsel'in araştırmasında iki yerleşimin birbirine yakın olması özellikle önem taşıyor.


Steblevë çok ilginç bir yer; 1250/1850 metre rakımda Kalkan Dağları üzerinde bütün Balkan coğrafyasına hakim olabilecek starejik önemi olan bir yerleşim. MÖ 2000'li yıllarda burada İlliryalı'ları görüyoruz; yani günümüz Albanlarının (Arnavutların) atalarını...Bunların da Truva Savaşı sonrası buralara giden bir büyük bir kavim olduğu da belirtilmektedir. Daha sonraki dönemlerde bu bölgede Hunları, Onogur ve Hun karışmasından meydana gelen Proto-Bulgarları görürüz.


Steblevë yalnızca bir aile yerleşimi olarak değil, Balkanların tarihsel geçiş bölgelerinden biri olarak karşımıza çıkar. Dağlık konumu, geniş düzlükleri, su kaynakları ve ulaşım yollarına hâkimiyeti nedeniyle Osmanlı döneminde stratejik önem taşımıştır.



Hergünsel, Osmanlı kayıtlarında yerleşimin bir derbent/hizmet köyü niteliğinde değerlendirilmiş olabileceğini ve burada yaşayanların yol, geçit, güvenlik ve askerî lojistik hizmetleri karşılığında bazı vergilerden muaf tutulduklarını belirtmektedir.


Bu çerçevede Steblevë, yalnızca tarımsal bir Yörük yerleşimi değil, Osmanlı Balkan coğrafyasındaki geçitleri koruyan ve ulaşım güvenliğine katkıda bulunan yerleşim sisteminin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.


Kocacık mı, Steblevë mi?


Çalışmanın en dikkat çekici bölümü burada ortaya çıkmaktadır.


Atatürk’ün baba tarafının kökenleri konusunda Kocacık uzun süredir öne çıkarılan yerleşimlerden biridir. Hergünsel ise Kocacık ile Steblevë’nin birbirlerine oldukça yakın olmalarına rağmen, aile tarihinin anlaşılması bakımından Steblevë’nin ayrıca araştırılması gerektiği görüşündedir.


Araştırmacı kendi saha çalışmalarında Kocacık’ta Çavuş ailesinin bazı kollarına ilişkin beklediği izleri bulamadığını, buna karşılık Steblevë’de ailelerin yaşadığı mahallelerin, eski evlerin, arazilerin, mezarlıkların ve sözlü aile hafızasının hâlâ canlı olduğunu ifade etmektedir.


Bu nedenle Atatürk’ün baba tarafından geçmişinin yalnız Kocacık merkezli incelenmesinin yetersiz olabileceğini düşünmektedir.


Bu, çalışmanın en önemli fakat aynı zamanda arşiv belgeleriyle daha fazla doğrulanması gereken tezidir.


Ali Rıza Efendi ve Çavuş Ailesi Bağlantısı


Hergünsel araştırmasının ikinci önemli eksenini Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi üzerinden kurmaktadır.


Araştırmasında Ali Rıza Efendi’nin Selanik’te kereste ticaretine girmesi ve Cafer Efendi adlı bir kereste tüccarıyla ortaklığı üzerinde özellikle durulmaktadır. Araştırmacı Cafer Efendi’yi kendi ailesinin büyüklerinden biriyle ilişkilendirmekte ve bu kişinin Steblevë’deki Çavuş ailesine mensup olduğunu ileri sürmektedir.


Ali Rıza Efendi ile Cafer Efendi arasındaki ticari ilişkinin yalnızca ekonomik bir ortaklık olmayabileceği, aralarında akrabalık veya aynı geniş Balkan-Yörük toplumsal ağına mensubiyet bulunabileceği görüşü ortaya konmaktadır.


Bu nokta oldukça önemlidir. Çünkü söz konusu bağlantı bağımsız belgelerle kesin biçimde ortaya konabilirse, Atatürk ailesinin Balkanlardaki sosyal ve ekonomik çevresinin anlaşılmasına yeni bir boyut kazandırabilir.


Atatürk’ün Baba Tarafı İçin Önerilen Soy Zinciri


Araştırmada Ali Rıza Efendi’nin baba tarafından soy ağacının daha geriye götürülmesine yönelik bir girişim de bulunmaktadır.


Hergünsel’in aktardığı bilgilere göre zincirde Conka Mustafa – Ali Piruş/Pürüş – Kızıl Hafız Ahmet Efendi – Ali Rıza Efendi – Mustafa Kemal Atatürk isimleri gündeme gelmektedir. Bununla birlikte araştırmacı, Ali Piruş ile Conka Mustafa arasındaki ilişkinin ve bazı doğum tarihlerinin henüz kesinleşmediğini özellikle belirtmektedir.


Dolayısıyla burada ortaya konulan şecereyi kesinleşmiş Atatürk soy ağacı olarak değil, araştırılması gereken bir hipotez olarak değerlendirmek gerekir. Hergünsel de bu noktada Arnavutluk, Debre ve çevresindeki nüfus ve aile kayıtlarının tarihçiler tarafından incelenmesi gerektiğini söylemektedir.


Balkanların Çok Katmanlı Nüfus Yapısı


Araştırmanın daha geniş tarihsel yorumu Steblevë ve çevresindeki nüfusun çok katmanlı karakterine dayanır.


Hergünsel bölgede tarih boyunca İliryalılar, Proto-Bulgar toplulukları, Kuman-Kıpçak grupları ve daha sonra Anadolu'dan gelen Karaman Yörüklerinin izlerinin bulunduğunu aktarır. Ona göre Balkan toplumları bu uzun tarihsel süreç içerisinde birbirleriyle karışmış, Müslüman Arnavutlar ile Yörük/Türkmen aileleri arasında da evlilik ve kültürel etkileşimler meydana gelmiştir.


Maddi Kültür Üzerinden Anadolu–Balkan Bağlantısı


Hergünsel’in ilginç gözlemlerinden biri de Steblevë’deki maddi kültür unsurlarıdır.


Köy evlerinin mimarisi, taş işçiliği, çeşmeler, cami planları ve mezar taşları Anadolu’daki örneklerle karşılaştırılmaktadır. Özellikle Beyşehir Çavuş’taki cami ile Steblevë’deki cami arasında mimari benzerlik bulunduğu; köy çeşmelerindeki kemer ve kilit taşı uygulamalarının Toroslar ve Anadolu’daki örnekleri hatırlattığı belirtilmektedir. Bu benzerlikler Osmanlı döneminde Anadolu’dan Balkanlara gerçekleşen nüfus hareketlerinin mimari ve kültürel izlerinin araştırılması açısından değerli karşılaştırma alanlarıdır.


Araştırmanın Asıl Önemi


Hergünsel’in çalışmasının en değerli tarafı, Atatürk’ün ailesi hakkında nihai bir soy ağacı ortaya koymasından çok, yeni bir araştırma alanına dikkat çekmesidir.


Araştırmacı yaklaşık yirmi yıl boyunca belge ve aile bilgileri topladığını; Steblevë, Üsküp ve Balkanların diğer bölgelerinde saha araştırmaları yaptığını belirtmekte ve özellikle 1470–1770 arasındaki belgelerin sistematik biçimde incelenmesini istemektedir.


Bu öneri oldukça önemlidir. Atatürk’ün baba tarafından soyunun daha sağlam biçimde ortaya çıkarılabilmesi için Türkiye, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk arşivlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Osmanlı tahrir defterleri, nüfus kayıtları, vakıf belgeleri, şer‘iyye sicilleri, tapu kayıtları, mezar kitabeleri ve aile şecereleri karşılaştırılarak Beyşehir/Karaman → Balkanlar → Steblevë/Kocacık/Debre → Selanik → Ali Rıza Efendi hattının gerçekten kesintisiz biçimde kurulup kurulamayacağı araştırılmalıdır.


Sonuç


Mehmet Danyal Hergünsel’in çalışması, Mustafa Kemal Atatürk’ün baba tarafından kökenleri konusunda bilinen Kocacık–Debre–Selanik anlatısına Steblevë ve Çavuş Yörükleri eksenini ekleyen dikkate değer bir araştırma önerisi ortaya koyuyor.


Çalışmanın güçlü tarafı, Osmanlı iskân politikaları, Balkan Yörükleri, aile hafızası, saha gözlemleri ve bazı arşiv kayıtlarını aynı çerçevede değerlendirmeye çalışmasıdır. Buna karşılık Conka Mustafa, Ali Piruş, Kızıl Hafız Ahmet Efendi ve Ali Rıza Efendi arasında önerilen soy zincirinin bazı halkaları henüz kesin biçimde belgelenmiş görünmemektedir.


Bu nedenle bugün için en dengeli sonuç şudur:


Atatürk’ün baba tarafından ailesinin Anadolu kökenli Balkan Yörük/Türkmen çevresiyle bağlantısı güçlü tarihsel bir zemine sahiptir; Steblevë–Çavuş ailesi bağlantısı ise ciddiyetle araştırılması gereken önemli bir hipotezdir.

Hergünsel’in çalışması bu bakımdan bir son söz olmaktan çok, genç tarihçilerimize yönelik değerli bir çağrı niteliğindedir.


Atatürk’ün aile tarihinin daha erken kuşaklarını aydınlatmanın yolu, artık yalnızca Selanik veya Kocacık'a değil, Beyşehir ve Karaman'dan başlayarak Debre, Kocacık ve Steblevë'ye uzanan bütün Türk-Osmanlı iskân coğrafyasını birlikte incelemekten geçecektir.


Kaynak : İlgili sunum ve YouTube videosu

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ATALARI II - GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ATALARI II - DR. YÜK. MÜH. MEHMET DANYAL HERGÜNSEL 04. 10. 2026

Yorumlar


Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

rm442-01-04-g-mockup.png

Bana Ulaşın

© 2022 by Haluk Hizlialp. Created by Badesim Kubak.

bottom of page