top of page

LULEN GÜZELİ

Güncelleme tarihi: 24 Oca

Konuya girmeden önce çok kısa Uygurlar ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi hakkında bilgi paylaşayım.

‘’Gök Bayrak’’ olarak ta bilinen bayraktaki mavi renk (türkuaz) Uygur inancında ‘’Türklük’’ü sembolize eder.

Türklerin tarihte kurdukları üçüncü büyük devlet (MS 742-840) olarak bilinen Uygurların bayrağı sarı zemin üzerinde kadın ve erkek figürleridir. Yerleşik düzene geçen ilk Türk Devleti olarak bilinen Uygurların bayrağının anlamı hakkında kesin bilgiler olmamakla birlikte tarihteki Türk devletleri arasında en ilginç, bir o kadar da farklı bir görünüme sahip olan bu bayrak görece daha yerleşik düzene geçen Uygurlar ‘da kadın ve erkeğin eşit olmasını sembolize ediyor.

Nüfus: 22.000.000 (Türk: Uygur, Salur, Oyrat, Kırgız, Tatar, Özbek + Çin)

Başkent: Urumçi

Önemli kentleri: Urumçi, Kaşgar, Turfan, Karamay, İli (Gulca), Şihezi, Yarkent, Hotan, Hami (Kumul), Korla, Kuça, Aksu Sincan, Altay Sincan.

Sincan, Çin Halk Cumhuriyeti’nin en büyük idari bölgesidir; Çin’in toplam yüzölçümünün altıda birinden fazlasını kaplar. Bölge Han Tengri (Tanrı Han- Çince Tien Shan) Dağları tarafından iki havzaya bölünmüştür: Cungarya Havzası ve Tarım Havzası. Sincan’ın (aynı zamanda Çin’in) en alçak noktası deniz seviyesinin altında 155 metredir. En yüksek noktası ise, 8.611 metre ile Keşmir sınırında yer almaktadır.

Yani kuzeyde Cungarya ile güneyde Taklamakan arasında küçük derin çukur Turfan Çukuru ’dur.

Kuzeyde Tanrı Dağları ile güneyde Kunlun ve Altın Dağları arasında tarihte Kaşgar olarak bilinen alan bulunur. Taklamakan Çölü ve kuzeyinde Tarım Havzası’nı kapsar. Kadim İpek yolu kuzey ve güneydeki dağlar boyunca çölün etrafından dolanır.


Türkçemizdeki ‘’tarım’’, ‘’turfanda’’-‘’turfanda sebze’’ ve ‘’uygar’’ kelimelerinin kaynağı da Doğu Türkistan’dır.


Tanrı Dağları’nı aşıp Çin’ in Uygur özerk yönetim bölgesinde, Uygur Türklerinin yaşadığı Doğu Türkistan olarak bilinen coğrafyada Taklamakan Çölü'nün kenarındaki Kaşgar, Urumçi kentleri ile Turfan Tarım Havzası, kadim Türk kültürünün önemli coğrafyalarından biridir. Coğrafi bakımdan Orta Asya, siyasi ve kültürel bakımdan Türkistan diye adlandırılan bu topraklar, 6.000 km uzunluğunda 2.500 km genişliğinde engin bir ülkedir.


Kazan’dan (Tataristan) Kaşgar’ a kadar uzanan imparatorluk ve devletler beşiğinde Taşkent (günümüz Özbekistan’ı) merkez konumundadır. Burası bozkır kültürünün batı sınırıdır. Doğuda ise Tanrı Dağları ile Cungarya Ala Dağları’nın batıdan ayırdığı topraklar ta Okyanus’a kadar uzanır. Tarım Havzası Taklamakan Çölü’ne karışır. Kuzeyi Altaylar’a güneyi ise Altun Sıradağları’na yaslanır. İşte bu ülke Doğu Türkistan adı ile anılır.


Lulen Güzeli

Nüfusu 3 milyona yaklaşan Urumçi günümüzde Sincan Uygur özerk bölgesinin başkenti konumunda...


Başkent Urumçi’ deki arkeoloji ve etnografya müzesinde bu coğrafyanın kadim tarihine ilişkin tartışmalı bir keşif bulunmaktadır. Yaklaşık 4000 yıllık bir kadın mumyası. Tarım Havzası’nda, Taklamakan Çölü'ndeki Lopnur Tuz Gölü civarındaki antik kent Lulen’ de ortaya çıkarılmış Lulen Güzeli adıyla Arkeoloji dünyasında yankı uyandırmış bir keşiften bahsediyoruz.


Görüntü ve DNA araştırmaları itibarıyla Anadolu Türkleri ile akrabalığı saptanmış. Keşfin önemli taraflarından biri de Türklerin mumyalama bilgi ve geleneği ile ilgili çok önemli ipuçları vermesi. Türklerde mumyalama geleneği 11 ve 12. Yüzyıllara kadar Anadolu’da da devam ediyor. Mumyalama biçimi Mısır’dan farklı ancak en az MÖ 2000'li yıllarda başlayan bu geleneğin 1200'lü yıllara kadar Anadolu’da da devam ettiği görülüyor. Mumyanın özelliği, bulunduğu bölgede Çinlilerden çok önce yaşamış olması ve görünümüyle beyaz Kafkasya tipi olarak tanımlanan insanlara benzerlik göstermesi. Uygurlar ‘’Lulen Güzeli’’ ni ''Türklerin büyükannesi'' olarak tanımlıyorlar. Bu tanımlama Çin yönetimini rahatsız etmiş olacak ki ‘’Lulen Güzeli’’ uluslararası sergilere çıkarılmıyor, Urumçi müzesindeki sergilemede de görüntü alınmasına izin verilmiyor. Müzede bulunan bazı mumyaların Kam-Şaman olduğu izlenimini güçlendiren üzerlerinde bulunan kıyafetlerindeki süslemeler, şapkalar, tılsımlar, ayinlerde kullanıldığı düşünülen renkli çubuklar ve şifa amaçlı bitki tohumları dikkat çekiyor. İşin daha ilginç yanı ‘’Lulen Güzeli’’ nin kıyafetindeki dokumanın uzun bir geçmişten itibaren sadece Avusturya Alplerindeki belirli bir bölgede üretiliyor olması. Çinli yetkililer mumyalar üzerinde yapılan bilimsel çalışmalarla ilgili bilgi vermekten kaçınıyorlar.

Tarım Havzası’nda Taklamakan Çölü civarındaki mezarlıklar 1934 yılında bulunmasına rağmen ancak 2005 yılında kazılabilmiş. En eskisi 4 bin yıllık 167 mezardan 30 mumya ve binden fazla eser çıkarılmış. Mumyaların Çinli olmadığı üzerinde herkes hemfikir.


Mezarlar civarında eski ve yeni hiçbir yerleşim yeri bulunmadığı için bu kişilerin ''göçebe'' olduğunu öne sürenler de var. Fakat mezarlık ve mezarlardaki tekstil ürünleri, heykelcikler ve sembolik eşyalar bu kişilerin sıradan göçebe olamayacağını söylüyor sanki bize... Aşağıdaki keçe şapka ve at heykelciği gibi...



Yukarıdaki ''Current Biology'' linki, özetle bize gerek Tarım mumyalarının neolitik Altay kökenlerini gerekse Altay avcı toplayıcılarının orta-holosen (günümüzden12.000 yıl öncesi) zamanlarında yaşamış olan Sibiryalı atalarını ve kuzey doğu Sibiryalı ataların Amerikan Yerlilerinin gen haritasına etki ve katılımlarını anlatıyor. Araştırmaya konu olan gen havuzunun Bronz Çağı'nda (günümüzden yaklaşık 5.000 yıl önce) yaşamış olan Baykal Gölü avcı toplayıcılarında, Okunev dönemine ait kırsal çobanlarda ve Doğu Türkistan Tarım Havzası (Tarim Basin) halklarında görüldüğünü ortaya koyuyor...Göz atmanızı tavsiye ederim...:)




''Tarih evrenin vicdanıdır...'' - Ömer Hayyam


Not : Detaylı bilgi için bkz. ''Kitap'' sekmesi, ''Doğu Türkistan Özerk Cumhuriyeti'' ve ''Giriş'' bölümleri.


Kaynaklar :

26 görüntüleme2 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

23 NİSAN

2 Komentar


Yine ilginç bilgiler içeren bir paylaşım ellerinize sağlık


Suka
Haluk Hızlıalp
Haluk Hızlıalp
17 Mar 2023
Membalas kepada

Teşekkür ederim Murat kardeşim…

Suka
Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

bottom of page