top of page

HIDRELLEZ COĞRAFYASI

Güncelleme tarihi: 7 May

Hıdrellez, doğanın önemli bir geçiş döneminin, İslamiyet öncesi ve sonrası zamanlardaki inançların birleşmesi ile, Asya ve Orta-Doğu kaynaklı bazı inanışlarla birlikte ritüel ve uygulamaya dönüşerek kutlanması olarak karşımıza çıkar.

Resmî ve dinî kutlamalardan olmamasına rağmen hem Türkiye'de hem de Türkiye dışında yaşayan Türkler ve diğer halklar arasında özel bir gün niteliğini, tarihî dönemlerde olduğu gibi günümüzde de koruyor. Bahar ve buna bağlı olarak Bahar Bayramı, Türklerin yalnız Türkiye coğrafyasında kutladıkları gün ve bu günde yapılan törenler değildir. İslamiyet'ten önceki dönemlerde de Sibirya, Orta-Asya'da görülen bahar ve yaza ilişkin kutlamalar bulunmaktadır. Bir geçiş dönemi töreni niteliği taşıyan Hıdrellez, üç aşamadan oluşmaktadır.


1. 6 Mayıstan önce yapılan hazırlıklar, 2. 6 Mayıs'ta yapılan törenler, 3. Bitiş uygulamaları.


Hızır ile İlyas'ın buluştukları 6 Mayıs'ta Güneş, Ülker Burcu'na girer, yıl yaz ve kış olarak ikiye ayrılır. Bu gece ve sabahında Hızır'ın yeryüzüne uğrayacağı, her yerin canlanıp yeşilleneceği, dokunduğu her şeyin ise bereket bulacağı düşüncesi hakimdir. Bu hususta araştırma yapan Mirali Seyidoğlu, yazın gelmesinin Türk toplulukları için bir hayat meselesi olduğunu ifade eder. Ona göre, yılın bereketli olabilmesi için hava ve suyun da kutsanması gerekir. Sıcaklığı Hızır, suyu İlyas temsil eder. İşte bu sebeple törenler yapılır.


Halk Hızır'a kavuşmak ve dileklerde bulunmak için günler öncesinden hazırlıklara başlar. Halk inançlarındaki her ritüel bir sembolden oluşurken, yaşanılan dünya ile öteki dünya arasındaki ilişkiye dayanır. Bu şenliklerin büyük bir kısmı bolluk, bereket, talih ve şifa içeriklidir.


6 Mayıs öncesi ev, çevre ve giyim temizliği, evlerde badana ve boya yapılır. Bütün bu hazırlıkların temelinde Hızır ile karşılaşmak, onun yardımıyla dileklerini gerçekleştirmek vardır.


Kırım Türkleri ‘’Kıdırlez’’ adındaki mitolojik bir varlıkla 6 Mayıs günü karşılaşacaklarına refah ve zenginliğe kavuşacaklarına inanırlar. Bu bakımdan pek çok şey Hızır hakkı için yapılır ve Hızır'a adanır. Bunun sebebi ise, İslamiyet'ten önceki dönem inanç sisteminde Türk insanının düşünce dünyasındaki Tanrı ve öte dünya (ahiret) kavramının soyut bir kavramdan ziyade olabildiğince somutlaştırılması söz konusudur. Bundan hareketle, Hızır kültü de, sadece kült olarak kalmamış hayatın içinde yerini almıştır.


Kazak Türkleri’nin inanışlarında, 21 Mart gecesi gökten inen Hızır, elindeki asa ile doğaya can verir, ısı verir, böylece ‘’bahar’’ gelir.


Azerbaycan’da Hıdır Nebi veya Hıdır-Zinde bayramı Şubat ayının 5, 9 ve 15’inde 3 defa kutlanır. Türk Dili lehçelerindeki ''d-z'' değişiminden dolayı ''Hıdır'' ve ''Hızır'' olarak adlandırırlır.


Türkiye Alevileri arasında bölgelere göre farklılık gösterse de Hızır’ın Ocak-Şubat ayında kışın en zorlu zamanlarında geldiği düşünülür ve genel olarak 13, 14, 15 Şubat’ta bayramı/törenleri yapılır.


UNESCO listesine Makedonya ve Türkiye ortak dosyası olarak kabul edilen Hıdırellez unsurunun görüldüğü yerlere bakıldığında (https://ich.unesco.org/en/RL/spring-celebrationhdrellez-01284#identification) Anadolu’da ve Balkanlarda pek çok yerde 5 Mayıs Hıdırellez (Hızır-İlyas) bayramı kabul edilir ve 5 Mayıs günü ve gecesi büyük törenler, eğlenceler düzenlenir.


Makedonya Kanatlar Yöresi Türkleri, Hıdrellez'de un, arpa ve buğday ambarlarına bereket taşı koyarlar. Hıdrellez günü yapılacak yemekler için erzak alınıp hazırlıklar yapılır. Hızır haftası bazı yörelerde üç gün oruç tutulur. Orucun son günü pişirilen çörekler dağıtılır. Ev ziyaretleri yapılarak pişirilen "Hızır Lokması" dağıtılır. İftara doğru kesilen koyun, kuzu eti fakirlere dağıtılır.


Hıristiyan Gagavuz Türkleri 06 Mayıs’ta ‘’Hederlez Bayramı’’ olarak kutladıkları törenlerde bütün köylerde kurban kesildiği bilinmektedir. Hıristiyan Gagavuz inancında Hızır kendini Aya Yorgi (Saint George) olarak gösterir. Göktürklerin mevsim döngüsünü kutladıkları en eski Kadim Türk kültürü bayramlarından biridir. Mayıs ve Kasım ayları Yaz ve Kış döngüleri olup ve yılı ikiye böler. Dinler değiştikçe, kutlanan bayramlar ve ritüeller, yeni dinin mitolojisine dahil olur. Müslüman Türkler Hızır ve İlyas peygamberin buluşması, Hıristiyan Türkler ise Ayoz Görgi’nin Yortu Günü olarak kutlar. Kök anlamı ve bağlamı unutulsa ve değişse de, ritüeller ve uygulamalar devam eder.


Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Sırbistan ve Romanya’da ise Bahar Bayramı kapsamında Hıdırellez/Saint George Kutlamaları yapılır.


Bütün bu ritlerdeki anlam baharın yeniden gelmesi, güneşin geceye üstün gelmesi, yeniden doğuş, sonsuz yaşam ve umuttur. Yukarıdaki resimde gözüken Atlı Alp’in (kahramanın) ejderhayı yenmesi yani bir anlamda zamana üstün gelip ölümsüzlüğe kavuşması mitolojik inanç olarak anlatılır.


Ayrıca Irak’ın UNESCO’ya sunduğu dosya da açık bir şekilde göstermektedir ki Irak Türkmenleri arasında da Hızır kültü ve ritüelleri yaygındır ve Hıdırellez kutlanmaktadır (https://ich.unesco.org/en/RL/khidr-elias-feast-and-its-vows-01159# identification).


Türkiye, Tunceli Alevi halk inanış ve uygulamalarında ise Hızır yapıp ettikleriyle olağanüstü tip olmanın ötesinde ‘’tanrısal’’ özellik kazanır. Hızır zaman ve yerin, Alevi yol, edep, inanış ve büyüklerinin Hz. Ali ile birlikte, en önemli kutsallarından biridir. Allah (Hak) adına yapılan yeminlerin hemen hepsi Hızır adına da yapılır. Kuran’ın Kehf suresinde yer alan Hz. Musa’ya rehberlik eden eren/veli “kullardan bir kul” ifadesi onun olağanüstülüğünü gösterir. Tanrı, pek çok inanma veya uygulamada doğrudan doğruya Hızır veya Hz. Ali’de zuhur (epifani) eder, onlarda kendini gösterir. Aleviler arasında, belirli takvim içinde doğrudan doğruya Ali adına adanmış oruç, cem, semah, niyaz (lokma), ay veya günler yok iken, Hızır adına adanmış Hızır orucu, Hızır cemi, Hızır kurbanı, Hızır lokması, Hızır kavutu, Hızır niyazı, Hızır dilekleri, Hızır ziyareti, Hızır semahı vb. ritüel inanış ve uygulamalar ile onun adına adanmış kutsal günler ve ay vardır. Bütün bunlar Aleviler arasındaki Hızır ve Hızır kültünün, düşünülenin çok ötesinde tanrısal özelliğinin varlığını göstermektedir.


Hızır inancı Türklerle birlikte Arap, Kürt, Zaza, Fars, Kafkas ve Balkan Müslümanlığı ile Yezidilerde de ortak kültür öğesi olarak karşımıza çıkar.


Onun peygamber, veli, eren, melek, olağanüstü özelliklere sahip, ölümsüzlük suyu (bengüsu, cansuyu-şehadet şerbeti) içmiş bir insan olduğu konusunda pek çok inanış vardır.


Moğolistan Bozkırları – Elinde And Kadehleri tutan Balballar…

Bu inanış kendini Orta Asya Alp balballarında (taşbabalar) da gösterir.


Kaynaklar :

1 Orhan HANÇERLİOĞLU, İnanç Sözlüğü, İstanbul 1975, s.41

2 A.J.WENSİNCK, İslam Ansiklopedisi (Hızır Maddesi), C:V, İstanbul 1964,

3 Kemal GÜNGÖR, Anadolu'da Hızır Geleneği ve Hıdrellez Törenlerine Dair Bir İnceleme, Türk Etnografya Dergisi, S:l (1956), s.56

4 Daha geniş bilgi için bkz. "Hızır Maddesi", İslam Ansiklopedisi C:5, İstanbul 1964; A. Yaşar OCAK, İslam-Türk İnançlarında Hızır Yahut Hızır-İlyas Kültü, Ankara 1985

5 Umay GÜNAY, Ritüeller ve Hıdrellez,Mil\\ Folklor, S:26 (Yaz: 1995), s.3

6 Bahaeddin ÖGEL, Türk Mitolojisi II, Ankara 1995, s.89


57 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

bottom of page