top of page

DEMİRKAPI YAYLASI, ARTVİN

Bir vatanın sahibi olmanın yolu, o topraklarda yaşanmış tarihi olayları bilmek, doğmuş uygarlıkları tanıma ve sahip olmaktan geçer.''

Mustafa Kemal Atatürk


Artvin’in Arhavi ilçesindeki 2 bin 600 rakımlı Arılı Demirkapı Yaylası'nda bulunan kaya resimleri (petroglifler) çok erken dönemlerden bu yana Proto-Türk kaya resim sanatı ve kültür sürekliliği hakkında önemli ipuçları içermekte.


Kaya resimleri üzerinde gerçekleştirilen bilimsel, arkeolojik, antropolojik çalışmalarda, resimlerin göçer kültürler ile ilişkili olduğu, etkileşim ve ilişkilerinin Kafkasya, Sibirya, Orta Asya’ya kadar uzandığı görülüyor.

Demirkapı/Arılı Yaylası kaya resimleri, Artvin ili, Arhavi ilçesinin 20 km, Arılı Yaylası’nın 6,5 km güneybatısında, denizden 2200 m yükseklikte, Namazgâh adı verilen kayalık bir alanda bulunmakta. Kayalık alanın hemen aşağısından Sarıgöl-Arhavi yayla yolu geçiyor. Yolun batısı ormanlık olan vadi tabanı ile birleşiyor. Güneybatı kısmındaki Kaçkar Dağları’nın zirvesi, karlarla kaplı olup, vadi buradan akan kar suları ile beslenmekte. Vadinin doğu kısmında Kayadibi Yaylası yer alıyor.

Kaya resimlerinin olduğu bölgenin hem Batum-Gürcistan Kafkasya bağlantısı, hem de Yusufeli-Uzundere-Erzurum yaylalarına bağlantısı, Eski Çağ’dan itibaren yöredeki göçer kültürlerin yayılım alanının belirlenmesi açısından önemli. Sibirya, Orta Asya bağlantılı olduğuna dair güçlü ip uçları içeren göçer kültürlerin yayılım alanlarının tespitine yönelik 2019 yılı çalışmalarında Kaçkar Dağları’nın hemen güney yamaçlarında Yaylalar mevkiinde tespit edilen bağımsız kurgan (korugan, korıgan; eski Türk kültüründe toprak ve taş yığılarak yapılan ata mezarları) yapıları, bu yayılımın bölgedeki varlığını ortaya koymakta.

Demirkapı/Arılı kaya resimleri, bir dağ silsilesinden zamanla kopan iri taşların oluşturduğu geniş bir kuşak üzerinde. Petroglifler, bu vadinin 2200 m ile 2600 m arasındaki kısmına serpilmiş durumda. Bu görüntüsü ile resimlerin olduğu alan Kırgızistan’daki ünlü Saymalıtaş Vadisi’ni (https://www.theancientconnection.com/ancient-rock-art/saimaluu-tash-kyrgyzstan-petroglyphs/), Kazakistan'daki Tamgalısay'ı (https://whc.unesco.org/uploads/nominations/1145.pdf), Altaylar'daki Tavan Bogd ulusal parkını (https://www.world-archaeology.com/features/altai-rock-art/), Moğolistan Gobi Çölü (https://expeditionportal.com/a-search-for-petroglyphs-in-the-gobi-desert/), Sibirya Hakasya (https://www.shutterstock.com/tr/search/ancient-khakassia) ve Baykal-Lena kaya sanatını (http://www.rupestre.net/tracce/?p=2065) fazlasıyla andırıyor. Söz konusu geniş coğrafyada bu örnekleri çoğaltmak mümkün.


Aradaki benzerlikleri görmeniz bakımından yukarıda ve aşağıda ilgili linkleri sizlerle paylaşıyorum.


Kırgızistan Saymalıtaş ve Çolpan Ata (https://www.zigzagonearth.com/kyrgyzstan-cholpon-ata-petroglyphs/) kaya resim alanı ile Demirkapı kaya resim alanındaki jeolojik ve morfolojik benzerlik hayret uyandırıcı. Kayalardaki tasvirlerin benzerliği, yapım teknikleri ve tematik sahneler bu iki kaya resim alanı ve diğerleri arasında öne çıkan benzer noktalar. Araştırmalara konu olan kaya resimlerinin benzer örneklerine yakın coğrafyadaki Doğu Anadolu bölgesinde Erzurum (https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/592875), Kars (https://www.arkeolojisanat.com/shop/blog/karsta-5-bin-yillik-kaya-resimleri-bulundu_3_311236.html), Ardahan, Hakkâri-Gevaruk (https://hakkari.ktb.gov.tr/TR-350630/kaya-resimleri.html), Ankara Güdül Salihler (http://www.gudul.gov.tr/salihler-kaya-yazitlari), Kütahya Aizanoi (https://www.arkeolojikhaber.com/haber-cavdar-turkleri-ve-bizanslilar-aizanoi-zeus-tapinagina-iz-birakmis-17112/#google_vignette) gibi çeşitli Anadolu coğrafyalarında da rastlanıyor.


Bununla birlikte Nahcivan (Gemigaya;https://en.wikipedia.org/wiki/Gamigaya_Petroglyphs), Azerbaycan (Gobustan;https://www.shutterstock.com/tr/search/gobustan-rock-art), Ermenistan ( https://ughtasarrockartproject.org/) ve İran coğrafyalarındaki (https://www.facebook.com/photo/?fbid=2009256372649922&set=a.1472458646329700) benzer buluntuların, söz konusu kültür ve kaya resim sanatı devamlılığı bakımından Sibirya, Orta Asya bozkır kuşağı ile Mezopotamya, Anadolu arasındaki geçişi sağladığı görülür. Bu ise çok önemli bir antropolojik veri olan kültürler arası etkileşim, ilişki ve bağlara işaret eder.


Günümüzde bu ilişkileri göz ardı etmek isteyen ayrımcı (ayrılıkçı) zihniyetler bulunsa da gördüğünüz gibi kültür, sanat zaman ve sınır tanımıyor; çağlar öncesinden bizlere sesleniyor; duymak isteyene.....:)


Bu geniş coğrafyada bulunan kaya resimlerinin Paleolitik çağın geç evrelerinden yani MÖ 40.000-MÖ 16.000 arası dönemlerden Erken Demir çağı yani MÖ 1200-MÖ 500' lere kadar gelen uzun bir süreçte yapıldıkları anlaşılıyor.

Demirkapı/Arılı mevki kaya resimlerindeki pastoral (çobansal) yaşam tarzına ait betimleme ve figürlerin diğer coğrafyalarda olduğu gibi vurma/ kazıma ve zaman zaman kabartma tekniği uygulanarak yapılmış olduğu görülüyor. Dağlar, yollar, tepeler, dereler, göller detaylı bir şekilde adeta bir ressamın tualine işlediği gibi kayaya işlenmiş; yapan sanatçının soyutlama, stilize etme becerisi üst düzeyde. Resimlerden anlaşıldığı üzere bu bölge bir kült ve günlük yaşamın kayalara vurulduğu bir yurt-yaşam alanı.


Resimlerde balıklar, atlar, dağ keçileri, geyikler, yılanlar, kuşlar, tilkiler, köpekler, avlanma, ocak ve od (ateş) kültlerine ait şamanik ritüel ve törensel sahneler fazlasıyla bulunmakta.

Yukarıdaki figürdeki şaman ayini sahnesi de dikkati çekiyor. Bu sahne, Arılı resimlerinin kökeni konusuna sağlam bir delil olabilecek özellik göstermekte. Dağ keçisinin üstünde ellerini iki yana açmış, dünyalar arasında yolculuk yapan şaman tasviri, Avrasya kıtası petrogliferinde (yani yukarıda bahsettiğimiz coğrafyalardaki kaya resimlerinde) sıkça rastlanan bir betimleme. İç içe geçmiş daireler ise bir kaç anlam içeriyor olabilir : kurganlar, güneş, göğün katları ve göksel yolculuk....



Yukarıdaki resimde de bir sandal/kayık ve hemen onun altında kulakları yukarı doğru dik bir biçimde tasvir edilmiş, kuyruğu dik bir yaban eşeği ya da elk yani yaban geyiği yer almakta. Sandalın içinde insanları tasvir etmek için baştan birinci ve sondaki figürler oldukça belirgin bir biçimde çizilmiş. Bu şekilde içinde insan taşıyan sandal-kayık figürlerine Sibirya’nın bazı yerlerinde (Baykal-Lena) ve Azerbaycan Gobustan gibi coğrafyalarda da rastlanmakta. Bu coğrafyalarda karşılaştığımız şamanik kültürün öte dünya inanışında geyikler kutsal hayvanlar olup ölen kişinin tinini (ruhunu) öte dünyaya taşırlar. Sandalların da aynı işlevi gördüğü rivayet edilir.

Kayalık alanın en alt kısmında, yani yola bakan tarafta, yarıdan fazla kısmı toprağa gömülmüş ve üst tarafı konturlu bir taş üzerinde 10/15 cm ebatlarında ortadaki merkezden radyal ışınlarla tasvir edilmiş bir güneş kursu yer almakta (Güneş İnsan). Varlığı, buradaki kozmik inanışlarla ilgili bir düşünceyi yansıtmış gibi ve yukarıdaki linkleri incelediyseniz Avrasya coğrafyasının önemli ortak betimlemelerinden birini oluşturuyor.


Bu resimde iki atlının arka kısmında içinde 9 çıkrığı olan güneş sembolü yer almakta. Güneş sembolü oldukça orantılı düzgün bir biçimde çizilmiş. Güneş sembolünün içindeki astral çizgiler ise ortada birleşmekte. Dörtnala güneşe uçan atlıların olduğu bu sahne, kozmik bir inanışın önemli bir parçası gibi duruyor. Bu inancın bir örneğine de Sibirya Yakut Türkleri'nde rastlıyoruz; onların Gök Kültü inancına göre göğün 9 katı vardır; 9. kat Tanrı kapısı olup Kutup Yıldızı'nın bulunduğu galaktik merkezdir. Geyikler, atlar ya da dağ keçileri ise göksel bineklerdir.


Bu inanç sistemlerinde kutsal hayvanlar her zaman insanı ve onun tinini (ruhunu) göğün katlarına taşıyan kült varlıklar olmuştur.


Yaygın bir etkiye sahip Orta Asya kaya resim sanatı, yerleşik kültürden ziyade göçer kültürlerin etkili olduğu bozkır kuşaklarında yayılma imkânı bulmuş. Anadolu bozkır kuşağı, Doğu Anadolu’nun yüksek yaylaları, Kafkasya, İran, Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan’ın dağlık alanlarında ortaya çıkan kaya resimlerinin Altay-Sibirya (Hakasya, Tuva, Yakutistan, Moğolistan....) kaya sanatı ile benzer özellikler taşıdığını yapılan çalışmalar ve ilgili linklerle ortaya koymaya çalıştık.


Kaya resim sanatı bakımından Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki ilk örnekleri barındıran Demirkapı/Arılı kaya resimleri, birbirinden güzel örnekler sunan çeşitli temalar ve bağımsız resimler ile çok özel bir alanı temsil ediyor.


Hayvancılık ile balıkçılığı bir arada yürüten bu insanların, kayıkları/sandalları ritüellerinin bir parçası olarak görmeleri, kaya resim alanını daha da gizemli bir hale getiriyor.


Özellikle sandalların/kayıkların, kutsal hayvanların, insanların veya ölen diğer canlıların ruhlarını başka dünyalara taşıması gibi, kökleri Sibirya Şamanizmi’ne dayanan inanışların tasvir edilmesi oldukça çarpıcı. Bununla birlikte dağ keçisi ve tanımlanamayan başka bir hayvan üzerinde ellerini açmış dünyalar arası yolculuk yapan insanların/şamanların tasviri de çok ilginç. Söz konusu özellikler, birbirinden oldukça uzak olan bu coğrafyaların derin tarihsel süreç içerisindeki kültür birliği ve etkileşimine işaret etmekte. Özellikle Erken Tunç Çağı MÖ 3000-2000 yılları arasına tarihlendirilebilen dönemlerin kültür birliğini ortaya koymakta.


Kaya resimleri-petroglifler ve kurgan alanları insanlık tarihinin ve kültür etkileşiminin çok önemli dayanak noktalarıdır. Bu değerli mekanların bozulmadan, tahrip edilmeden korunması ve bu konudaki karşılaştırmalı bilimsel araştırmaların Türk tarihçi ve bilim insanları tarafından sahiplenilerek derinleştirilmesi kadim tarih ve kültürümüzün uygarlığa yapmış olduğu katkıların daha iyi anlaşılması bakımından son derece önemlidir.



Kaynaklar


Göçer kültürlerin bölge ile bağlantılı olan belirlenmiş yayılım alanları ile ilgili bkz# Ale`ey E. Rogozhinskiy, ¹Rock Art Sites in Kazakhstan, Rock Art in Central Asia, Ed. J. Clottes, Paris 2011, s. 13# Augustinovn Anna ·StanȔo Ladislav, The Petroglyphs of Pashkhurt Valley in the Surkhan Darya Province (South Uzbekistan) · Preliminary Report, Studıa Hercynıa @/2, 2016, s. 136.


101 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

23 NİSAN

Comments


Yazar Hakkında
WhatsApp Image 2022-11-17 at 2.45.19 PM.jpeg

Muzaffer Haluk Hızlıalp 30.11.1962 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk öğrenimini Erenköy ve Yıldız İlkokullarında, orta ve lise öğrenimini Fransız Saint-Benoit Erkek Lisesi’nde, Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde, lisans-üstü eğitimini ise İngiltere King’s College’ da tamamlamıştır.

#GunesInsan

Yeni bir çalışma yayınladığımda güncelleme almak için bloguma abone olun.

Teşekkur ederim!

bottom of page