top of page

Kaya resimleri (Petroglifler), insanoğlunun tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar olan yolculuğunu, kutsal inanç ve kavramlarını, mitolojilerini, ritüellerini, bilinçaltı arketipleri ile anlatan, şifreli kültür kodlarıdır.


Bu kaya yontmaları ya da resimleri sırası ile Paleolitik ve Mezolitik çağlardan (MÖ 22.000-10.000 arası dönemlerden) başlayarak, Neolitik (MÖ 8.000’ler) dönemlerde yaşayan avcı-toplayıcı topluluklar tarafından doğa ve evreni algılama ifadeleri olmakla birlite bana göre, kendileri ve kendilerinden sonra gelecek kuşaklar için bir iletişim aracı olarak kullanılmıştır. O dönemlerde yaşayan insanların yaşam, ölüm, sonsuzluk ve inanç kültürünü yansıtmakla birlikte, bazı astrolojik ve kozmolojik sırları da içinde barındırdığı düşünülmektedir.
 

Binlerce yıldır yaşayan ve yinelenen sanat formlarının ilk kaynağı da yine bu kaya resimleridir. Eski Türklerin kullandığı tamgaların ve dolayısıyla tamga (runik) harflerin ilk kaynağı ‘’petroglif ’’ adını verdiğimiz “Kaya Resimleri’’dir. Kaya Resimleri zamanla stilize edilerek sadeleştirilir. Bu stilize edilmiş simgelerin tam karşılığı ise eski Türk dilinde ‘’Tamga’’dır. Tamgalardan harflere doğru uzun bir geçiş süreci vardır. İşte Dünya’nın en kadim dil ailesi olan Ural-Altay Türk dillerinin doğuşu ve tüm Avrasya coğrafyasında gözlenen Göktürk öncesi ve sonrası Tamga abc’leri bu sürecin ürünleridir.
 

Dünya’nın bir çok yerinde olmakla birlikte özellikle Orta Asya, Sibirya, Anadolu, Mezopotamya ve Avrasya coğrafyalarında sıkılıkla ortaya çıkan kaya resimlerinin en öne çıkanlarından biri de ‘’Güneş İnsan’’ diye adlandırmayı uygun bulduğum kaya resimleridir.

 

Güneş İnsanlar insanın en saf, temiz ve ışık halini temsil eder. Özellikle Sibirya, Orta Asya, Anadolu coğrafyalarındaki arkaik şaman (kam) ve pagan inançlarındaki Güneş Kültü’nün bir ifadesidir. Doğayı sever ve korur, her türlü bilgiyi doğayı, gökyüzünü, evreni ve kendini izleyerek edinir; hiçbir canlıya zarar vermez; bencil olmayan, paylaşımcı, yardımsever bir yapısı vardır; zamanın doğrusal değil döngüsel olduğu gerçeği ile yaşar; ruhun ölümsüzlüğüne ve göksel bir yolculukla Tanrı’sına erişeceğine inanır.
 

Aslında hepimiz ‘’Güneş İnsan’’ olmaya çalışırız. Ancak bu amaca yaklaşabilmek için her insanın kendisi ve bilinçaltıyla yüzleşebilmesi gerekir.


Günümüz dünyasında Güneş İnsanların çoğalması dileğiyle…

bottom of page